Kredili Mevduat Hesapları’nda (KMH) artan kullanım ve yükselen faiz yükü, ekonomi yönetimini harekete geçirdi. Finansal İstikrar Komitesi’nde ele alınan başlıklar arasında, KMH limitlerinin kişilerin gelir durumuna göre yeniden belirlenmesi ve kredi kullanımında daha sıkı denetim uygulanması öne çıktı.
KMH İÇİN GELİR ODAKLI SINIRLAMA
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in başkanlığında gerçekleştirilen Finansal İstikrar Komitesi toplantısında, kredili mevduat hesapları, kredi komisyonları ve kredi kartlarına ilişkin mevcut tablo değerlendirildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, finansal istikrarın korunması amacıyla bütüncül bir yaklaşımla çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.
Gündemdeki düzenlemeye göre, KMH hesaplarında kişilerin gelir düzeyi daha belirleyici hale gelecek. Gelir beyanına dayalı limitlendirme, risk grubu analizleri ve ödeme gücünü aşan borçlanmaların sınırlandırılması öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.
MEVCUT HESAPLAR DA KAPSAMA ALINACAK
Planlanan düzenlemenin yalnızca yeni açılacak KMH hesaplarını değil, halihazırda kullanılan hesapları da kapsaması bekleniyor. Mevcut hesaplar için ani bir kesinti yerine geçiş süreci öngörülüyor.
Bu süreçte, hâlihazırda tanımlanmış limitlerin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde aşağı yönlü güncellenmesi gündeme gelebilecek. Amaç, hanehalkı borçluluğundaki hızlı artışın önüne geçmek.
FAİZLERDE SINIRLI GERİLEME
KMH hesaplarında kullanılan tutar üzerinden günlük faiz işletiliyor ve bu oran genellikle ihtiyaç kredisi faizlerine yakın seviyelerde seyrediyor. 2026 yılı başı itibarıyla KMH faiz oranı yaklaşık yüzde 4,25 düzeyinde bulunuyor.
Geçmiş dönemde bu oranın yüzde 5 seviyelerine kadar çıktığı bilinirken, Merkez Bankası’nın son adımlarıyla birlikte faizlerde sınırlı bir gerileme yaşandı. Ancak kısa vadede sert bir düşüş beklentisi bulunmuyor.
“MAAŞ GİBİ” KULLANIM RİSKİ
Ekonomi çevreleri, vatandaşların KMH’yi bir “maaş devamı” gibi kullanmasının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiyor. Uzun süre eksi bakiyede kalınması durumunda, faiz yükü nedeniyle borcun hızla katlandığına işaret ediliyor.
Bu nedenle KMH’nin, kısa vadeli ve zorunlu nakit ihtiyaçları dışında sürekli bir borçlanma aracı olarak kullanılmasının ciddi maliyetler doğurabileceği vurgulanıyor.
KREDİ KARTLARI İÇİN DE MASADA
KMH’ye yönelik düzenlemelerin ardından kredi kartları için de benzer adımların gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Özellikle asgari ödeme tutarlarının yeniden düzenlenmesi ve kredi kartı limitlerinin kişilerin gelirine göre belirlenmesi seçenekler arasında yer alıyor.
Bu adımların, bireysel borçlanmayı kontrol altına almanın yanı sıra finansal sistemin genel dengesini korumayı amaçladığı belirtiliyor.
FAİZ CEPHESİNDE BEKLENTİLER
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele kapsamında attığı adımlar doğrultusunda, kredi kartı ve KMH faizlerinde kısa vadede sınırlı hareket alanı bulunuyor.
Mevcut politikaların devam etmesi halinde faizlerin mevcut seviyelerde seyretmesi ya da gerektiğinde yeniden yukarı yönlü güncellenmesi olasılığı da göz ardı edilmiyor. Orta vadede ise ekonomik dengelerin sağlanmasına bağlı olarak kademeli bir gerileme ihtimali dile getiriliyor.