YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, pazar günü Silivri'deki Marmara Cezaevi'ne giderek tutuklu bulunan dostlarını ziyaret etti. Ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan Tanrıkulu, Türkiye'de yaşanan hukuksuzluklara ve adaletsizliklere tepki gösterdi.
MİLLETVEKİLLİĞİ MESAİSİNİN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ CEZAEVLERİNDE GEÇİYOR
Uzun yıllar avukatlık yaptığını, ceza hukuku ve insan hakları alanında çalıştığını, Diyarbakır Barosu Başkanlığı görevinde bulunduğunu hatırlatan Tanrıkulu, geçmişte dahi bu kadar çok cezaevi ziyareti ve duruşmaya katılmadığını ifade etti.
Tanrıkulu, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının özellikle son 10 yılının operasyonlar ve hukuksuzluklarla geçtiğini savundu.
Milletvekillerinin temel görevlerinin seçim çevrelerinin sorunlarını Meclis'e taşımak, Türkiye'nin meseleleriyle ilgilenmek, hükümeti denetlemek, komisyonlarda çalışmak ve yasa teklifleri hazırlamak olduğunu belirten Tanrıkulu, buna rağmen mesailerinin önemli bir bölümünün cezaevleri ve mahkemelerde geçtiğini söyledi.
"BU DAVALARIN TAMAMI SİYASİ NİTELİKTE"
Cezaevlerinde bulunan dostlarının siyasi nedenlerle tutuklu olduğunu öne süren Tanrıkulu, davaların siyasi saiklerle başlatıldığını ve yürütüldüğünü ifade etti.
Tanrıkulu, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Çünkü bu davaların tamamı siyasi nitelikte. Siyasi saiklerle başlatılmış ve aynı saiklerle yürütülüyor. Soruşturmalar başka ceza hükümlerine dayandırılmış olabilir. Ancak bunun üzerinden bu davaların siyasi olmadığını iddia etmenin hiçbir anlamı yok. Bu davaların tümü siyasi. İçeride bulunan dostlarımız da siyasi nedenlerle hapisteler."
"BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Türkiye'ye dayattığını söylediği düzenin insanları hapsetmek ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakmak üzerine kurulu olduğunu savunan Tanrıkulu, milletvekillerinin mesailerini halkın sorunları ve talepleri için harcaması gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin adaletsizlik hâline geldiğini söyleyen Tanrıkulu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Emin olun, bu düzeni değiştireceğiz. Bu adaletsizlik ve hukuksuzluk