Yeni Zelanda'ya özgü dev böcek wētāpunga, 15 yıl süren bir koruma programı sayesinde yok olmanın eşiğinden döndü. Hayvanat bahçelerinde üretilen 11 binden fazla böcek, avcı hayvanlardan arındırılmış 10 farklı bölgeye bırakıldı. Bazı adalarda doğada doğan dördüncü kuşak bile görüldü.

Wētāpunga, Yeni Zelanda'daki dev wētā türlerinin en büyüğü. Aynı zamanda çekirge ve cırcır böceklerinin de bulunduğu düz kanatlılar takımının dünyadaki en ağır üyesi. Kayıtlara geçen en ağır örneklerden biri 71 gram gelmişti. Bu, ortalama bir serçenin iki katından fazla.

Avrupalı yerleşimcilerin tarım için ormanları temizlemesi türün yaşam alanını daralttı. Asıl darbeyi ise ülkeye sonradan getirilen sıçanlar, kakımlar ve diğer istilacı hayvanlar vurdu. 1990'lara gelindiğinde geriye yalnızca Küçük Bariyer Adası'nda (Te Hauturu-o-Toi) tek bir topluluk kalmıştı. 2005-2009 arasındaki araştırmalar bu topluluğun başka yerlere taşınamayacak kadar küçük olduğunu gösterince, çözüm olarak türü hayvanat bahçelerinde üretmeye karar verildi.

İlk koloni, adadan toplanan yabani bireylerle Butterfly Creek adlı parkta kuruldu. İlk salımlar 2010'da Motuora, 2011'de Tiritiri Matangi adalarına yapıldı. Auckland Hayvanat Bahçesi 2012'de ikinci bir koloni kurdu ve yavruları ortak 'kreşlerde' büyüterek üretimi katladı. Yalnızca 2014-2025 arasında 8.874 wētāpunga doğaya bırakıldı.

Kaynak olarak ekle

Bugüne kadar 45 ayrı taşımayla 11 binden fazla böcek, avcısız sekiz adaya ve çitle çevrili iki koruma alanına salındı. Motuora ve Tiritiri Matangi'de en az dört kuşağın doğada doğduğu görüldü; bu, uluslararası ölçütlerde topluluğun kalıcı olarak yerleştiğinin kanıtı sayılıyor.

Yeni Zelanda Koruma Bakanlığı'na göre türün tehdit durumu da 2004'teki 'ulusal ölçekte tehlikede' seviyesinden 2022'de 'ulusal ölçekte artışta' seviyesine yükseldi. Çalışmanın baş yazarı Dr. Chris Green, wētāpunga'nın geleceğinin parlak göründüğünü söylüyor. Aynı yöntem şimdi başka bir dev wētā türünü kurtarmak için de kullanılıyor.