Hükümet destekli proje kapsamında ilk keşif kuyusunun Taupō Volkanik Bölgesi'nde açılması planlanıyor. Araştırmacılar, "süper sıcak jeotermal" olarak adlandırılan bu kaynakların başarıyla kullanılabilmesi halinde temiz enerji üretiminde önemli bir dönüm noktası yaşanabileceğini belirtiyor.
400 DERECENİN ÜZERİNDEKİ KAYNAKLAR HEDEFLENİYOR
Günümüzde Yeni Zelanda'daki jeotermal santrallerin büyük bölümü yaklaşık 3 kilometre derinliğe kadar açılan kuyulardan elde edilen sıcak su ve buharla çalışıyor. Yeni projede ise sondaj derinliğinin 5 ila 6 kilometreye çıkarılması planlanıyor.
Bu derinlikte sıcaklığın 400 santigrat derecenin üzerine çıkabileceği ve "süper kritik" özellik kazanan akışkanların, geleneksel jeotermal sahalara kıyasla çok daha fazla enerji taşıyabileceği ifade ediliyor. Böylece aynı miktardaki akışkandan çok daha yüksek elektrik üretimi mümkün olabilecek.
İLK SONDAJIN 2027'DE BAŞLAMASI PLANLANIYOR
Yeni Zelanda İş, İnovasyon ve İstihdam Bakanlığı (MBIE), ülkenin ilk süper sıcak jeotermal keşif kuyusunun açılması için Todd Energy şirketini tercih edilen yüklenici olarak seçti. İlk sondajın 2027 yılının ortalarında başlaması planlanıyor.
Proje kapsamında üç keşif kuyusu açılması hedeflenirken, elde edilecek veriler süper sıcak jeotermal kaynakların ticari ölçekte kullanılıp kullanılamayacağını ortaya koyacak.

TEMİZ ENERJİ ÜRETİMİNİ ARTIRMASI BEKLENİYOR
Yeni Zelanda, elektriğinin önemli bölümünü hâlihazırda jeotermal enerjiden karşılayan ülkeler arasında yer alıyor. Uzmanlara göre süper sıcak jeotermal teknolojisinin başarıya ulaşması durumunda, mevcut sahalardan çok daha yüksek verim elde edilebilecek ve yenilenebilir enerji üretimi önemli ölçüde artırılabilecek.
Araştırmacılar, bu teknolojinin yalnızca Yeni Zelanda için değil, dünyanın farklı bölgelerindeki derin jeotermal kaynakların değerlendirilmesi açısından da yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini düşünüyor.