ABD'de her gün toprağa gömülen 50 bin yatak, yüzde 80'i geri dönüştürülebilir olmasına rağmen çöp depolama tesislerini ve sıkıştırma makinelerini kullanılamaz hale getiriyor. Yüzlerce eyalette geri dönüşüm mekanizmasının kurulmaması nedeniyle milyonlarca tonluk çelik, köpük ve ahşap hammadde toprağın altında çürümeye terk ediliyor.
YATAKLAR ÇÖP DEPOLAMA ALANLARINDA NEDEN KRİZE YOL AÇIYOR?
Sıkıştırma makinelerinden geçtikten sonra dahi her bir yatak devasa hacim kaplamaya devam ediyor. Toprağa gömülen milyonlarca birim, atık sahalarında çökme riskine yol açan hava boşlukları oluşturuyor ve mevcut depolama arazilerinin kapasitesini hızla tüketiyor. Depolama sahalarında yer alan mekanik sistemler alanı küçültmeyi hedeflerken, yatakların elastik yapısı bu süreci tamamen engelliyor.
DÖNÜŞÜM TESİSLERİ NASIL HASAR GÖRÜYOR?
Yatakların içindeki çelik yaylar presleme esnasında ezilmek yerine birbirine dolanarak işleme ekipmanlarının milleri etrafına sarılıyor. Bu durum sıkıştırma araçları ile atık yakma tesislerindeki mekanik sistemlerin kilitlenmesine ve işleyişin saatlerce durmasına sebebiyet veriyor. Operatörlerin ekipmanlara sarılan çelik telleri elle keserek çıkarmak zorunda kalması, tesislerde yüksek zaman ve maliyet kaybı yaratıyor.
GERİ DÖNÜŞÜM POTANSİYELİ NE DURUMDA?
Toprağa gömülen yatakların kılıf, çelik, ahşap ve poliüretan köpük gibi bileşenlerinin büyük bölümü sanayiye yeniden satılabilir nitelik taşıyor. Öte yandan köpük malzemelerin ısı ve ağırlık etkisiyle yaydığı kimyasal bileşikler ile eski modellerde kullanılan geçmiş döneme ait alev geciktiriciler çevre güvenliği açısından risk oluşturmaya devam ediyor.