Genellikle et yemeklerine veya çorbalara kattığı eşsiz aroma ile tanıdığımız, mutfaklarda "baharatların kraliçesi" olarak nam salmış zencefil, sandığımızdan çok daha fazlasını vadediyor. İçeceklerden salatalara kadar geniş bir kullanım alanı olan bu mucizevi bitki; taze, toz veya kök formlarıyla sofralarımıza konuk oluyor. Ancak uzmanlar, zencefilin yoğurt ile birlikte tüketildiğinde sağlık açısından potansiyelinin zirveye çıktığını belirtiyor.

C VİTAMİNİ DEPOSU

Özellikle kış aylarında artış gösteren enfeksiyonel rahatsızlıklara karşı vücut direncini yüksek tutmak büyük önem taşıyor. Tam da bu noktada zencefil devreye giriyor. İçeriğinde barındırdığı yoğun C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini destekleyen bu baharat, hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde kritik bir rol oynuyor. Yoğurdun probiyotik gücü ile zencefilin antioksidan etkisi birleştiğinde, vücut mevsimsel geçişlere karşı daha dayanıklı hale geliyor.

MİNERAL KAYNAĞI

Taze zencefilin besin profili incelendiğinde adeta doğal bir ilaçla karşılaşılıyor. Büyük bir kısmı sudan (%80) oluşan bu kök bitki, düşük yağ oranına karşın zengin nişasta ve protein içeriğiyle dikkat çekiyor. Sadece makro besinlerle değil; B3, B6 ve C vitaminleri açısından da oldukça cömert olan zencefil; demir, kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati mineralleri bünyesinde barındırarak, vücudun günlük ihtiyaçlarını karşılamada güçlü bir destekçi oluyor.