Uzmanların en çok önerdiği yöntem ise su testi olarak biliniyor. Bunun yanı sıra yumurtayı kırdıktan sonra görünümünü incelemek, hafifçe sallayarak sesini dinlemek ve güçlü bir ışık altında kontrol etmek de tazelik hakkında fikir verebiliyor. Ancak hiçbir yöntem, kötü koku veya bozulma belirtilerini göz ardı etmek için tek başına yeterli kabul edilmiyor.

SU TESTİ EN PRATİK YÖNTEM OLARAK ÖNE ÇIKIYOR

Su testi için derin bir kaba soğuk su doldurup yumurtayı dikkatlice içine bırakmanız yeterli oluyor. Yumurta kabın dibine yatay şekilde çöküyorsa büyük ihtimalle oldukça tazedir. Dibine inmesine rağmen dik şekilde duruyorsa tazeliğini kaybetmeye başlamış olsa da genellikle tüketilebilir durumdadır. Eğer suyun yüzeyine çıkıyorsa, kabuğun içindeki hava boşluğu büyümüş demektir ve yumurtanın kullanılmadan önce dikkatlice kontrol edilmesi gerekir.

Bu değişimin nedeni, zamanla yumurtanın kabuğundan nem ve gaz kaybetmesiyle içindeki hava boşluğunun büyümesidir. Hava boşluğu arttıkça yumurtanın kaldırma kuvveti yükselir ve suyun yüzeyine doğru çıkmaya başlar. Bu nedenle su testi, ev ortamında en güvenilir ön kontrollerden biri olarak gösteriliyor.

KIRILDIKTAN SONRAKİ GÖRÜNÜM DE İPUCU VERİYOR

Yumurta kırıldığında sarısının yüksek ve yuvarlak kalması, beyaz kısmının ise yoğun bir yapıda olması tazelik işareti olarak değerlendiriliyor. Bayatlamaya başlayan yumurtalarda ise sarı daha kolay yayılıyor, beyaz kısmı ise daha sıvı hale gelerek geniş bir alana dağılıyor. Hafifçe sallandığında içinden sıvı sesi gelmesi de tazeliğin azaldığını gösterebiliyor.

Kaynak olarak ekle

Bir diğer yöntem ise yumurtayı güçlü bir ışığa tutmak. "Candling" adı verilen bu teknikte hava boşluğunun büyüklüğü ve iç yapının görünümü inceleniyor. Ancak ev kullanıcıları için en kolay ve en pratik yöntem hâlâ su testi olarak kabul ediliyor. Bununla birlikte yumurta kırıldığında kötü veya keskin bir koku hissediliyorsa, diğer testlerin sonucuna bakılmaksızın tüketilmemesi tavsiye ediliyor.