Yaklaşık bir metre uzunluğa ulaşabilen bu küçük köpek balığı, sığ mercan resifleri, deniz çayırları ve mangrov bölgelerinde yaşıyor. Vücudundaki beyaz çizgiler ve kahverengi beneklerden oluşan desen, türün diğer yürüyen köpek balıklarından ayrılmasını sağlıyor. Yapılan genetik analizler, türün en yakın akrabalarından biri olan Hemiscyllium michaeli'den farklı olduğunu doğruladı.
YÜZMEKTEN ÇOK YÜRÜMEYİ TERCİH EDİYOR
Yürüyen köpek balıkları, dört yüzgecini bacak gibi kullanarak mercanların ve sığ kayalıkların üzerinde ilerleyebiliyor. Genellikle geceleri aktif olan bu canlılar, deniz tabanındaki küçük omurgasızlarla besleniyor. Yaşam alanları ise birkaç kilometrekareyle sınırlı olduğu için bulundukları bölgelere sıkı şekilde bağlı kalıyor.
Araştırmacılar, yeni türün keşfi sırasında 35 farklı noktada yaklaşık 70 ayrı gözlem gerçekleştirdi. İlk başta farklı desenleri nedeniyle dikkat çeken bireylerin gerçekten yeni bir türe ait olduğu, Avustralya'da yapılan genetik incelemeler sonucunda kesinlik kazandı.
YOK OLMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA OLABİLİR
Bilim insanları, Hemiscyllium dudgeonae'nin yalnızca Papua Yeni Gine'nin sınırlı bir bölgesinde yaşaması nedeniyle iklim değişikliği, habitat kaybı ve balıkçılık faaliyetlerinden olumsuz etkilenebileceği konusunda uyarıyor. Araştırma ekibi, ekim ayında yapılacak yeni seferle daha fazla veri toplayarak türün Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından "savunmasız" veya 'tehlike altında' kategorilerinden birine alınmasını değerlendirmeyi hedefliyor.
Uzmanlar, yeni keşfin aynı zamanda Papua Yeni Gine çevresindeki yürüyen köpek balıklarının dağılımına ilişkin mevcut bilgileri de değiştirdiğini belirtiyor. Daha önce birbirinden tamamen ayrıldığı düşünülen bazı türlerin yaşam alanlarının aslında örtüştüğü, ancak aynı bölgelerde birlikte yaşamadıkları ortaya çıktı.