Araştırmacılar özellikle gölün güneydoğusundaki Farmington Körfezi ve Antelope Adası çevresine yoğunlaştı. Elde edilen sonuçlar, tatlı suyun yalnızca kıyıya yakın küçük cepler halinde bulunmadığını, gölün iç kesimlerine doğru uzanan çok daha geniş bir yer altı sistemi oluşturabileceğini ortaya koydu.
HELİKOPTERLE GÖLÜN ALTINI TARADILAR
Yer altındaki suyu belirlemek için gölün üzerinde helikopterle elektromanyetik ölçümler yapıldı. Sistem, yer altındaki katmanların elektriksel özelliklerindeki farklılıkları ölçerek tuzlu ve tatlı suyun bulunduğu bölgelerin birbirinden ayrılmasını sağladı. Çalışma kapsamında beş uçuş gerçekleştirildi ve toplam 248 kilometrelik ölçüm hattı tarandı.
Ortaya çıkarılan üç boyutlu görüntülerde yüzeye yakın bölümde tuzlu su bulunurken, bunun altında tatlı suyla doymuş tortul katmanların yer aldığı görüldü. Daha önce bölgeden alınan örneklerde yapılan doğrudan ölçümler de yer altında tatlı su bulunduğunu doğrulamıştı.
Araştırmanın dikkat çeken noktalarından biri de rezervuarın derinliği oldu. Gölün bazı kesimlerinde ana kaya 200 metreden daha sığ seviyelerde bulunurken, kısa bir mesafe içinde 3 kilometreden daha derine iniyor. Araştırmacılar bu derin havzanın tatlı suyla doymuş tortullarla dolu olabileceğini ve bu nedenle önemli miktarda su barındırabileceğini belirtiyor.

BİNLERCE YILDIR YER ALTINDA BİRİKİYOR
Yer altındaki tatlı suyun kaynağının çevredeki dağlık bölgeler olduğu düşünülüyor. Dağlara düşen yağmur ve özellikle eriyen kar suları toprağın altına sızarak göle doğru hareket ediyor. Daha önce yapılan çalışmalar, göl tabanının altında bulunan bu suyun bir bölümünün binlerce yıldır yer altında birikmiş eski tatlı sudan oluştuğunu gösterdi.
Gölün çekildiği bazı alanlarda bu yer altı suyu yüzeye kadar ulaşabiliyor. Farmington Körfezi'nde ortaya çıkan ve sazlarla kaplanan sıra dışı dairesel oluşumların, tatlı suyun üzerindeki tuzlu katmanı aşarak yüzeye çıktığı noktalar olduğu belirlendi. Bazı bölgelerde tatlı suya yüzeyin yalnızca yaklaşık 4 metre altında rastlanıyor.
Ancak yer altında büyük miktarda tatlı su bulunması, bunun hemen pompalanarak kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Rezervuarın tam hacmi henüz belirlenmiş değil ve geniş çaplı su çekiminin gölün hassas su dengesi üzerinde istenmeyen sonuçlar yaratabileceği belirtiliyor. Araştırmacılar şimdi tatlı su sisteminin gölün ne kadar büyük bir bölümünün altına yayıldığını ve ne kadar su barındırdığını belirlemeye çalışıyor.