İtalya'nın merkezindeki San Giuliano bölgesinde, yaklaşık 2600 yıl önce kapatıldığı andan itibaren hiç bozulmamış, tamamen mühürlü bir Etrüsk oda mezarı keşfedildi. Indian Defence Review’un haberine göre yetkililer, bu keşfi Roma öncesi medeniyetlerin anlaşılması açısından son on yılların en önemli arkeolojik bulgularından biri olarak nitelendiriyor.

100'DEN FAZLA GÖMÜ EŞYASI ÇIKTI

Roma’nın yaklaşık 70 kilometre kuzeybatısında, Lazio bölgesinde yer alan ve M.Ö. 7. yüzyıla tarihlenen mezar odasında, taşa oyulmuş yataklar üzerinde dört kişiye ait kalıntılar tespit edildi. Arkeologlar, iskeletlerin etrafında seramik vazolar, demir silahlar, bronz takılar ve gümüş saç tokaları da dahil olmak üzere 100'den fazla gömü objesi çıkardı.

Kazı başkanı Baylor Üniversitesi arkeoloğu Davide Zori, bölgede bu döneme ait bir oda mezarın ilk kez modern arkeolojik yöntemlerle incelendiğini belirterek, tamamen mühürlü yapının nadir bir örnek teşkil ettiğini kaydetti. İlk antropolojik tahminler mezardaki kişilerin iki erkek-kadın çifti olabileceğini gösterirken, kesin sonuçlar için izotopik ve genetik testlerin yapılacağı bildirildi.

BÖLGEDEKİ DİĞER YERLER YAĞMALANDI

San Giuliano Arkeolojik Araştırma Projesi, Baylor Üniversitesi liderliğindeki üniversiteler konsorsiyumu, Roma Vergilius Akademisi ve Barbarano Romano kenti ortaklığıyla 2016 yılından bu yana yürütülüyor. Proje kapsamında bugüne kadar bölgedeki nekropolde 600'den fazla mezar belgelendi.

Kaynak olarak ekle

Uzmanlar, bölgede daha önce bulunan kırma çatılı ev formundaki tüm oda mezarların, bir kısmının M.Ö. 3. yüzyıldaki erken Roma işgali sırasında olmak üzere, geçmişte yağmalandığını belirtti. Yeni keşfedilen mezar ise hiç bozulmamış olması nedeniyle dönemin cenaze geleneklerine ışık tutacak. Projenin uzun vadeli hedefi, bölgenin Etrüsk kökenlerinden Roma İmparatorluğu'na katılmasına, Orta Çağ kalesine dönüşmesine ve M.S. 1300 civarında terk edilmesine kadar olan süreci haritalandırmak olarak açıklandı.

DANİMARKA'DAKİ 'ÇUKUR KEMERLERİ' GİZEMİNİ KORUYOR 

Arkeoloji dünyasındaki bir diğer gelişme ise Danimarka’da yaşanıyor. Ülke genelinde hatlar halinde uzanan ve "hulbælter" (çukur kemerleri) olarak adlandırılan yüzlerce sığ çukur, bilim insanları tarafından incelenmeye devam ediyor. Yaklaşık 2500 yıl öncesine, Roma öncesi Demir Çağı'na tarihlenen ve sadece birkaç santimetre derinliğinde olan bu çukur sıralarının ne amaçla yapıldığına dair net bir açıklama henüz getirilemedi. Araştırmacılar, bu yapıların Danimarka arkeolojisinin en karmaşık bilmecelerinden biri olmayı sürdürdüğünü aktarıyor.