Cilt sağlığı ve bakımı üzerine yapılan son araştırmalar, günlük temizlik rutinlerinde doğru bilinen bir yanlışın cilt bariyerine ciddi zararlar verdiğini ortaya koydu. Uzmanlar, yüz yıkama işleminin ardından standart banyo havluları ile cildi kurulamamanın, akne oluşumundan erken yaşlanmaya kadar pek çok dermatolojik soruna zemin hazırladığını belirtti.

İLTİHAPLANMAYA NEDEN OLUYOR 

Banyolar, yüksek nem ve sıcaklık oranları nedeniyle mikroorganizmaların üremesi için en elverişli ortamlardır. Nemli kalan banyo havluları, kısa sürede mikroskobik düzeyde bakteri, küf ve mantar sporları için bir rezervuar haline gelir. Temizlenmiş ve gözenekleri açılmış bir cilde bu havluların temas ettirilmesi, "çapraz bulaşma" yoluyla patojenlerin doğrudan deri altına transfer edilmesine neden olur. Bu durum, özellikle dirençli akne problemlerinin ve cilt enflamasyonlarının (iltihaplanma) birincil nedenleri arasında gösteriliyor.

CİLT SAVUNMASIZ KALIYOR 

Havluların dokusu, cildin en hassas bölgelerinden biri olan yüz derisi için fiziksel bir aşındırıcı niteliğinde. Kurulama esnasında uygulanan sürtünme kuvveti, derinin en üst tabakası olan stratum corneum üzerinde gözle görülmeyen mikro-yırtılmalara yol açar. Bu deformasyonlar, cildin doğal nemini hapsetmesini zorlaştırırken, dışarıdan gelecek irritanlara karşı savunmasız kalmasına sebebiyet verir. Uzun vadede bu mekanik stres, cildin elastikiyetini kaybetmesine ve ince çizgilerin vaktinden önce belirginleşmesine neden oluyor.

YÜZ KENDİ KENDİNE KURUMAYA BIRAKILMALI 

Dermatoloji dünyasında son yıllarda yükselen trend, yüzün kendi kendine kurumasına izin verilmesi veya "Air-Drying" yönteminin uygulanmasıdır. Bilimsel veriler, nemlendirici ürünlerin cilt tamamen kuruduktan sonra değil, hafif nemliyken uygulanmasının, aktif bileşenlerin emilimini %30 oranında artırdığını kanıtladı. Eğer kurulama zorunluysa, uzmanlar sadece yüz için ayrılmış steril kağıt havluların veya her kullanımda değiştirilen yumuşak müslin bezlerin "tampon" hareketlerle kullanılmasını tavsiye etti.