Keşif, Peru ve Polonya'dan araştırmacıların Machu Picchu Ulusal Arkeoloji Parkı'nda yürüttüğü çalışmalar sırasında yapıldı. Ormanın altında kalan yapılar, yüzeydeki yoğun bitki örtüsünü aşarak araziyi haritalandırabilen LiDAR teknolojisi sayesinde ortaya çıkarıldı.

2,5 KİLOMETREDEN FAZLA YOL TESPİT EDİLDİ

Araştırmalar, Machu Picchu'nun karşı tarafındaki Urubamba Vadisi'nde bulunan Mandor bölgesine yoğunlaştı. Yapılan taramalarda daha önce kayıtlara geçmemiş 2,5 kilometreden fazla yolun yanı sıra olası teraslar ve platformlar belirlendi.

Ortaya çıkarılan ana güzergâhlardan biri en az 1,2 kilometre boyunca takip edilebiliyor. Yolun zikzaklı biçimi ve yapısal özellikleri İnka döneminde kullanılan inşa teknikleriyle benzerlik gösteriyor. Ancak kesin tarihlendirme ve kullanım amacı için bölgede kazı yapılması gerekiyor.

Yolların bugüne kadar fark edilmemesinin en önemli nedeni ise bölgenin yoğun tropikal ormanlarla kaplı olması. LiDAR cihazlarından gönderilen lazer ışınları sayesinde bitki örtüsünün altındaki arazi yapısı haritalandırılarak çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan izler belirlenebildi.

KUTSAL DAĞA GİDEN YOL OLABİLİR

Keşfin en dikkat çekici bölümü ise uzun süredir “Mandor Duvarı” olarak bilinen yapı. Bazı noktalarında yüksekliği 2 ila 3 metreye ulaşan yapının geçmişte savunma amacıyla inşa edilmiş bir duvar olabileceği düşünülüyordu. Yeni bulgular ise farklı bir ihtimali gündeme getirdi.

Kaynak olarak ekle

Machu Picchu'daki arkeolojik araştırmaların koordinatörü Nino del Solar Velarde'ye göre bölgede böyle büyük bir savunma yapısının inşa edilmesini açıklayacak belirgin bir çatışma kanıtı bulunmuyor. Yapının izlediği yönün ise yaklaşık 4 bin 100 metre yüksekliğindeki Yanantin Dağı'na doğru uzandığı görüldü.

İnka kültüründe yüksek dağlar yalnızca coğrafi oluşumlar olarak görülmüyor, “apu” adı verilen kutsal varlıklar olarak kabul edilebiliyordu. Bu nedenle araştırmacılar, Mandor Duvarı'nın en azından bir bölümünün aslında insanları kutsal dağa yönlendiren yükseltilmiş törensel bir yol olarak kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Araştırmacılar keşfedilen güzergâhlarda 2026'nın sonları ile 2027'nin başlarında doğrudan saha çalışmaları gerçekleştirmeyi planlıyor. Yapılacak incelemelerle yolların ne zaman inşa edildiğinin ve gerçekten dini törenlerde kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkarılması hedefleniyor.