Polonya Bilimler Akademisi (PAN) Dendroloji Enstitüsü araştırmacıları, ülkenin en yaşlı anıt meşelerini in vitro (tüp) kültür yöntemiyle klonlamayı başardı. Çalışma sayesinde, yüzyıllık genetik mirasa sahip ağaçların neslinin korunması hedefleniyor.
DOĞAL VE BEŞERİ TEHDİTLER YÜZYILLIK AĞAÇLARI YOK EDİYOR
İklim şartları, fırtınalar, hastalıklar ve insan eliyle çıkarılan yangınlar gibi etkenler, Polonya’daki asırlık ağaç varlığını tehdit ediyor. Son yıllarda ülkenin sembolik doğal değerleri arasında yer alan Napoleon ve Chrobry meşeleri tamamen yok oldu. Bu durum, yüzyıllar boyunca değişen çevre koşullarına uyum sağlayarak günümüze ulaşan özel genetik özelliklerin kaybolması riskini beraberinde getirdi.
GELENEKSEL YÖNTEMLER YETERSİZ KALDI
Geleneksel bahçecilik yöntemlerinin asırlık meşelerde sonuç vermediğini belirten bilim insanları; çelik alma, daldırma veya aşılama tekniklerinin tam bir genetik kopya oluşturmadığını kaydetti.
Aşılama yönteminde kök sisteminin farklı bir anaca ait olması nedeniyle, korunmak istenen ağacın genetik yapısının tam olarak aktarılamadığı ifade edildi.
YÜZDE 50 BAŞARI
PAN Dendroloji Enstitüsü’nden Prof. Pawel Chmielarz’ın Academia portalında aktardığı bilgilere göre araştırmacılar, gövde çevresi 10 metreyi aşan ve yaşları 300 ile 800 arasında değişen 21 anıt meşeden örnek topladı.
Laboratuvar ortamında yürütülen süreç şu adımlarla gerçekleştirildi:
Odunsu parçalar önce filizlenmeye teşvik edildi ve ardından sterilize edildi.
Yaprak tomurcukları içeren mikro parçalar; besin maddeleri, hormonlar ve büyüme düzenleyiciler içeren steril kavanozlara yerleştirildi.
Bitki hücrelerinin tek bir hücreden tüm organizmayı yeniden oluşturma yeteneği (totipotensi) kullanıldı.
Uygulanan yöntem sonucunda, incelenen anıt ağaçların yarısından köklenmiş sağlıklı fideler elde edildi.
SERTLEŞME SÜRECİYLE HAYATTA KALMA ORANI YÜZDE 90'A ULAŞTI
Laboratuvarda büyüyen 8 santimetre boyundaki ve 10-15 santimetre kök uzunluğundaki fideler, özel olarak hazırlanan katı ortamlara aktarıldı. Kavanoz ortamındaki hassas yaprak yapısı nedeniyle su kaybı riski taşıyan bitkiler, kademeli bir aklimatizasyon (dış ortama alıştırma) sürecinden geçirildi.
Hazır besin ortamından fotosentez ile kendi enerjisini üretme fazına geçen fidelerde hayatta kalma başarısı yüzde 80 ile 90 arasında gerçekleşti.
İLK KLON FİDANLAR TOPRAKLA BULUŞTU
Elde edilen ilk genetik kopyalar; Rogalin Saray Müzesi çevresi, Lednica ve Wielkopolska bölgesindeki parklara dikildi. Araştırmacılar, dikilen fidanların yüzlerce yıllık geçmişe sahip anıt ağaçların birebir genetik kopyaları olarak gelişimlerini sürdürdüğünü bildirdi.