LinkedIn, iş dünyasındaki başarıları paylaşmak için kullanılan bir platform olsa da, son dönemde birçok genç için bir stres kaynağı haline geldi. Platformda "Hayallerimdeki işe girdim!" veya "Yeni pozisyonumu duyurmaktan büyük heyecan duyuyorum!" gibi paylaşımlar görmek, özellikle iş arayan veya kariyerinde henüz istediklerini elde edememiş kişiler için olumsuz bir etki yaratıyor.

Gazeteci Lotte Brundle, The UK Times için yazdığı makalede, LinkedIn'de eski bir sınıf arkadaşının paylaşımını gördüğünde yaşadığı duygusal çöküşü anlattı. İşsiz olduğu dönemde LinkedIn’e girmenin kendisini çok kötü hissettirdiğini belirtti.

2019 yılında Slate tarafından yayınlanan bir teknoloji yazısına göre, LinkedIn "dijital yetersizlik duygusunun rakipsiz devi" olarak tanımlandı. Yazıda, Instagram’ın genellikle kıskançlık ve kıyaslama konularında suçlandığı, ancak LinkedIn’in aslında "akıl sağlığını kaybetmek için ideal bir platform" olduğu vurgulandı.

Brundle, LinkedIn’in aslında bir çeşit kariyer odaklı arkadaşlık veya hatta flört platformuna dönüştüğünü savundu. Hatta bazı arkadaşlarının bu platform üzerinden tanıştığı kişilere mesaj aldığını belirtti.

Bu iddia tamamen abartı değil. Mart 2024’te yapılan bir anket, birçok kişinin LinkedIn üzerinden tanışarak flört ettiğini ve bazılarının burayı Tinder gibi flört uygulamalarına tercih ettiğini ortaya koydu.

LinkedIn’in bu kadar fazla kıyaslama ve stres yaratması, bazı kullanıcıları uygulamayı telefonlarından silmeye itti. Reddit’te bir kullanıcı, "Hesabımı sildim çünkü her girdiğimde kendimi kötü hissediyorum. LinkedIn tamamen ego şişirme platformuna dönüştü" diyerek düşüncelerini paylaştı.

Bu hisse sahip olan tek kişi o değil. Bir başka kullanıcı, "İşsizim ve LinkedIn’e girmek benim için işkence gibi" yorumunu yaptı. Bir diğeri ise "LinkedIn’e 2 ay boyunca bakmadığım bir dönem oldu, çünkü içeriği görmek midemi bulandırıyordu" dedi.

UZMANLARDAN TAVSİYE: AVANTAJA ÇEVİRİN

Psikolog Susan Biali Haas, LinkedIn kıskançlığının aslında kişisel gelişim için bir fırsat olabileceğini savunuyor. Psychology Today için yazdığı makalede, insanların kıskandıkları kişileri bir motivasyon kaynağı olarak görmeleri gerektiğini belirtti.

Haas, bazen kıskançlık hissinin çok yoğun olduğunu ve bu yüzden bazı kişilerin içeriklerini bilinçli olarak sessize aldığını itiraf etti. Ancak bu duygunun, insanların kendi hedeflerine ulaşmak için bir işaret olabileceğini vurguladı.