Reklamsız Sözcü
YILMAZ ÖZDİL

Görmez olaydık

3 Ağustos 2017

Yusuf Ziya Özcan… YÖK başkanı yapıldı, Akp'nin atadığı ilk YÖK başkanıydı. Dünyaca saygın biliminsanı Profesör Erdoğan Teziç'in koltuğuna oturtuldu. Malezya İslam Üniversitesi'nden gelmişti. İşin ekstra hazin tarafı, YÖK bu üniversiteye denklik bile vermiyordu. Rektör değildi, dekan değildi, herhangi bir fakülteyi bile yönetmemişti ama, üniversitelerin hepsini birden yönetecekti. Siyasal İslamı üniversiteye soktu, bilim'e değil, Akp'nin çıkarlarına hizmet etti, Akp'nin gözüne girmek için anayasa'yı bile çiğnedi, diplomasinin d'siyle bile alakası olmadığı halde Polonya'ya büyükelçi yapıldı, geçen sene son kullanım tarihi doldu, bi kenara atıldı.

*

Bugün kendisi için “saygın biliminsanı” denilebilir mi? Herhangi bir üniversite, konferansa davet edip, akademisyenlere veya öğrencilere faydası olsun diye, deneyimlerini aktarmasını istiyor mu? Toplum nazarında kendisi mi daha itibarlı, hapse atılan profesörler mi?

*

Necdet Özel… Ergenekon-Balyoz kumpasıyla ittire kaktıra jandarma komutanı yapıldı, Cumhuriyet tarihinde ilk yaşandı, genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanları istifa etti, bu hiç istifini bozmadı, 23 Nisan çocukları gibi bir günlüğüne kara kuvvetleri komutanı yapılıp, genelkurmay başkanlığı koltuğuna oturtuldu. Tsk'nın genelkurmay başkanı olması gerekirken, Akp'nin özelkurmay başkanı oldu. Mete Han'dan başlayarak 2 bin 200 senelik Türk askeri geleneğinde böyle komutan görülmedi, dört sene yönetti, 22 asırlık sistem imha oldu. Neticede işi bitti, boş süt şişesi gibi kapının önüne konuldu.

*

Bugün insan içine çıkabiliyor mu? Yasaklar kaldırıldı mesela, takkeyle sarıkla cübbeyle, göbeğinize kadar sakalla orduevine girebilirsiniz… Peki o, subayların astsubayların bakışlarından utanmadan herhangi bir orduevine gidip kahve içebiliyor mu?

*

Kasaptaki ete soğan doğramayan Hilmi Özkök, normal insanlar gibi sokağa çıkabiliyor mu? Bodrum'dayım, her gün Ergenekon'dan Balyoz'dan hapse atılan komutanlarla karşılaşıyorum, kimisini restoranda, kimisini plajda, kimisini pazarda görüyorum, vatandaşlar onları alkışlıyor, sarılıp fotoğraf çektiriyor, ellerini öpmeye çalışıyorlar. Köfteci Hilmi beyi ortalıkta gören var mı?

*

Haşim Kılıç… Anayasa mahkemesi başkanı yapıldı, iktisatçıydı, dünya hukuk tarihinin hukukçu olmayan ilk anayasa mahkemesi başkanıydı, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Akp kapatma davalarında daima “red” oyu kullandı, parti kapatmayı demokrasiye aykırı bulduğunu söylüyordu ama, Dehap, Hadep, Dtp kapatma davalarında “kabul” oyu kullandı, siyasal İslam sözkonusu olunca “demokrat” oluveriyordu, türban'dan 367 tartışmasına kadar daima Akp lehine kararlar aldı, Akp tarafından hukuk timsali ilan ediliyordu, yere göğe sığdırılmıyordu. Gün geldi, ona ihtiyaç kalmadı, defterden sildiler.

*

Kendisini alkışlayanlar tarafından linç edildi, bizzat Akp manşetlerinde “yargıya siyaset soktu” denildi, “kaba ve sığ” denildi, “Kenan Evren'e benziyor” denildi, “paralel” denildi, “o artık tarihin çöplüğünde” denildi… Akp yandaşı gazete tarafından “tarihin çöplüğüne” gönderilen Haşim Kılıç, kendi edip kendi bulmadı mı? Hukuk camiasında veya iktisat camiasında saygı görüyor mu?

*

Mehmet Görmez… Son cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer tarafından göreve getirilen, dinin siyasete alet edilmesine daima karşı çıkan, tarafsız kalıp, parti rozeti takmayan, cemaatlere tarikatlara yüz vermeyen, bunları diyanet'e sokmayan, kadın hakları konusunda çağdaş adımlar atan, sık sık Atatürk'e atıfta bulunan saygın ilahiyatçı-hukukçu Profesör Ali Bardakoğlu'nu görevden aldılar, bunu getirdiler… Hazreti Muhammed'e Akp amblemiyle nüfus cüzdanı çıkardılar, “Tayyip Erdoğan bizim için ikinci peygamber gibidir” dediler, Tayyip Erdoğan'a dokunmanın “ibadet” olduğunu söylediler, “Tayyip Erdoğan Allahu tealanın bütün vasıflarını üzerinde toplayan lider” dediler, dinci derneklerle hayırsever vatandaşları dolandırdılar, camide miting yaptılar, musalla taşının başında oy istediler, minarelerde mahyalara belediye başkanlarının isimlerini yazdılar, belediye binalarının önüne kabe maketleri kurdular, peygamber ocağı'na kumpas kurdular, Atatürk'e küfrettiler… Gıkı bile çıkmadı. Akp'nin imamı olarak görev yaptı, adı üstünde görmez'di, Akp'nin istemediği hiçbir şeyi görmedi. Saçını sarığını süpürge etti ama, yaranamadı kardeşim… Kovuldu.

*

“Camide içki içtiler, seviştiler” yalanı söylenirken, sanki gerçekten öyleymiş gibi “üç günlük kamera kayıtları elimizde, Müslümanların kabul edemeyeceği davranışlar var” diyen, görmediği halde görmüş gibi yapan Görmez'in, emeklilik günlerinde Dolmabahçe Camisi'nde secde edecek, Gezi Parkı'nda dolaşabilecek yüzü var mıdır?

*

Hulusi Akar, Hakan Fidan, YSK başkanı Sadi Güven, sıradakilerdir.

*

Devlet adamı olacağına partinin adamı olan, kraldan çok kralcı olan bürokratların akıbetleri hep aynıdır.

*

Geldikleri gibi gitmezler.
Beter olup giderler.

Yılmaz Özdil
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp