1894 yılında 12 çocuklu bir ailenin en büyük evladı olarak dünyaya geldiği belirtilen Mazibuko, hayatının büyük bölümünü çiftlikte geçirdi. Doğayla iç içe, işlenmiş gıdalardan uzak bir yaşam sürdüren Mazibuko'nun fiziksel olarak aktif kalmasının ve doğal ürünlerle beslenmesinin dayanıklılığını artırdığı değerlendiriliyor. Uzun yıllar açık havada çalışmanın ve kendi yetiştirdikleri ürünleri tüketmenin, vücut direncini korumasında önemli rol oynadığı aktarılıyor.

ÇOCUKLUĞUNDAN İTİBAREN BU İKİ BESİNİ TÜKETİYORMUŞ

Mazibuko'nun uzun yaşamına dair en çok dikkat çeken detay ise beslenme alışkanlıkları oldu. Çocukluğundan itibaren düzenli olarak tükettiği iki besinin, taze süt ve doğal ortamda yetişen ıspanak olduğu belirtiliyor. Bu sade menünün kemik sağlığı ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkiler yarattığı, içerdiği vitamin ve mineraller sayesinde vücudu desteklediği ifade ediliyor.

Uzun ömrünü yalnızca beslenmeye bağlamayan Mazibuko'nun, güçlü aile bağlarına ve huzurlu bir yaşam sürmeye de büyük önem verdiği anlatılıyor. Yedi çocuk sahibi olan ve geniş bir aileyle birlikte yaşayan Mazibuko'nun, onlarca torun ve torununun çocuklarını görecek kadar uzun yaşadığı kaydediliyor. Ona göre sevgi dolu bir çevrede yaşamak ve stresten uzak kalmak da sağlıklı bir ömrün önemli parçaları arasında yer alıyordu.