Sanat tarihinin en ikonik eserlerinden biri olan Sistine Şapeli’nin tavanındaki figürlere can veren o ilk dokunuşlardan biri, gün yüzüne çıkar çıkmaz dünya sanat piyasasını altüst etti. Sadece 13 santimetre boyutunda olan ve kırmızı tebeşirle bir kağıt parçasına resmedilen "ayak" çalışması, Christie’s müzayede evinde yaklaşık 45 dakika süren kıran kırana bir artırmanın ardından 27 milyon 200 bin dolara satıldı. Bu rakam, başlangıçta öngörülen tahmini değerin yaklaşık 20 katına tekabül ediyor.
Eskizin önemi, Michelangelo’nun çalışma disiplinine ve devasa Sistine Şapeli tavanındaki Libyalı Sibylla figürüne olan doğrudan bağlantısından kaynaklanıyor. Uzmanlar, kızılötesi görüntüleme teknikleriyle yaptıkları incelemelerde, kağıt üzerindeki fırça darbelerinin ve tebeşir baskısının, şapelin tavanındaki büzülmüş parmaklar ve kalkık topuk detayıyla birebir örtüştüğünü teyit etti.
YÜZYILLARDIR AİLE İÇİNDE AKTARILIYOR
Eserin keşif hikayesi de en az satış fiyatı kadar büyüleyici. Yaklaşık 250 yıl boyunca aynı aile içinde nesilden nesile aktarılan çizim, 18. yüzyılda İsviçreli diplomat Armand Francois Louis de Mestral de Saint-Saphorin tarafından satın alınmış ve o günden bu yana kamuoyuna hiç sunulmamıştı. Mevcut sahibi, büyükannesinden miras kalan bu küçük kağıdı rutin bir ekspertiz için Christie’s’e bir fotoğraf eşliğinde gönderdiğinde, sanat dünyasının en nadir parçalarından birinin "kayıp" halkasını bulduğunu bilmiyordu.
Dünya genelinde Michelangelo’ya ait sadece 600 kadar çizimin günümüze ulaştığı, bunlardan ise yalnızca yaklaşık 10 tanesinin özel koleksiyonlarda bulunduğu biliniyor. Müzayede yetkilileri, alıcının kimliğini gizli tutarken, eserin her bir santimetresi için ödenen bedelin, Rönesans ustasına duyulan hayranlığın dijital çağda dahi sarsılmadığının bir kanıtı olduğunu vurguladı.