Sözcü Plus Giriş
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Seçim ortamı

Demokrasi olmadan hukuk olur ama hukuk olmadan demokrasi olamaz. Günümüz AKP iktidarının hukuka baskı sayılacak tutumlarıyla atbaşı giden hukuk karşıtlığı, son yerel seçimlerdeki mızıkçılığı nedeniyle iyice yoğunlaştı. İstanbul sonuçlarına bir türlü katlanamayan, kazanacakları umuduyla seçimin yenilenmesi için uğraş veren AKP'liler, hukuk tanımazlıklarını gelişigüzel sözler, kendilerine göre sıraladıkları gerekçeler, seçim kurullarına baskı sayılacak tutumlar ve kendilerinin atamalarından farklı olmayan seçim kurulu üyelerini suçlamalar ve polislerle konutları denetlemeyle (Büyükçekmece olayı) çabalarını artırdılar. Kendilerine yakın buldukları Yüksek Seçim Kurulu'yla durumu kotaracakları sanılarının ne kadar doğru olup olmadığını yakında göreceğiz. Demokrasi çoğulcu ve hukuksal niteliğiyle yönetim biçimi olarak ulusal yaşamın aydınlık kaynağıdır. Hukuk, yaşamı ve yönetimi düzenleyen, yaptırımlarıyla olumsuzlukları önleyip gidererek güvenlik ve esenliği eşitlikle sağlayan bilim dalıdır. Siyasal yandaşlıklar, sömürüler ve çıkar güdüleriyle bu değerleri yıpratıp yıkmanın büyük sorumluluğu hiçbir bağışlama ve hoşgörüyle hafifletilemez. Bir tür sürüncemeye bırakılarak seçimi yenileme için verilmeyen mazbataya karşın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İMAMOĞLU'nun halk katında aldığı, kazandığı yer çok değerlidir.

Günümüz iktidarı suyun ısındığını görünce her yola başvurarak kendi istediğinin gerçekleşmesine çalışmaktadır. “Ulusal egemenlik mi, kişisel yönetim mi?” sorusunu gündeme getiren gidişat yeni endişelere neden olmaktadır. Demokrasinin sözde kalıp biçimsel yanıyla yaşamda görülmesi, gerçekleştiğinin kanıtı olamaz. Bay RTE'nin birbiriyle çelişen konuşma ve değerlendirmeleri kendileri için olumsuz durumun açıklanmasıdır. Halkın sesini oylar yansıtır. Seçimlerin onuru halkın demokrasi ve denetim ağırlığıyla belli olur. Toplumsal ahlâkı üstün tutmak için seçimlere ve sonuçlarına özen göstermek her yurttaşın, öncelikle görevlilerin yükümlülüğüdür. Bu yazının yazıldığı 11 Nisan'la yayım günü arasında bakalım neler olacak? Seçim hukukunun güvencesinin yeterli olup olmadığı daha iyi anlaşılacaktır. Biçimsel demokrasi mi, gerçek demokrasi mi daha iyi saptanacaktır?

★★★

Seçim konusu, öbür sorunları geride bıraktı. Geçen yıl Cumhuriyet Bayramı ile 10 Kasım'da cuma hutbelerinde ATATÜRK'e yer vermeyen Diyanet İşleri bu yıl da “Çanakkale Zaferi ve Birlik Ruhu” konulu hutbesinde de Çanakkale'de büyük etkinliği olan kurtarıcı ve kurucumuzu anmadı. Yalnız Diyanet İşleri mi? Anadolu Ajansı da kuruluşunun 99.yıl dönümü nedeniyle abonelerine bilgi verirken kurucusu Atatürk'e yer vermedi. Dahası, Atatürk Havalimanı adı da kaldırıldı. Havalimanının İstanbul'da olmasının doğallığını gözardı edip adını da İstanbul koymanın nedeni Atatürk adını koymamak için olsa gerek. Dünyanın en güzel adını limandan alabilirler ama yüreklerden ve beyinlerden alamazlar. Neyse ki “Recep Tayyip” adını koymadılar. İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye başkanlıkları için oy alacak aday bulamayan AKP, İstanbul için TBMM Başkanı'nı, Ankara için bir bakanını aday yaptı ama sonuç alamadı. Bu durum bir tür “çanların çalması”dır. İktidara ağır uyarıdır.

★★★

Karşıtlarını hiçbir ayrım yapmadan “Kandil'in yandaşısın!” diye suçlaması (3.3.2019) RTE'nin çirkin bir saldırı, aşağılama ve damgalama yöntemi olarak demokratik ulusal yaşam için ağır bir yüklenmedir. Tarafsızlık andına belirgin aykırılıkları yanında ayrımcı sözleri de taşıdığı geçici sıfata hiç uymuyor. Daha çok ilgi, topluma daha çok saygı, toplumsal barışı daha çok özen gerekiyor. Ne yazık ki kimileri özensiz davranışları ve kara dilleriyle unvanlarına, makamlarına yakışmadıklarının kanıtlarını sıralıyorlar. Kişiliklerini, niteliklerini daha çok düşürüp küçültüyorlar. Özellikle seçim konuşmaları ibretlik durumlarını ortaya koyuyor. Dile özen göstermek hepimizin duyarlığı olmalı. Birbirimizin yurttaşı olduğumuzu asla unutmamalıyız. Siyasal bir sınav olan seçimlerden alınacak dersler gelecek dönemler için önemli bir deneyimdir. Sonuçları sürüncemeye bırakmamalı. Ulusal dayanışmaya, toplumsal barışa, hukuka, adalete ve her şeyden ve hepsinden önce insanlığa, ahlâka, yurtseverliğe önem vererek geleceğe koşmalıyız. Yeni ve yeniden kazanan Belediye Başkanlarını başarı dilekleriyle kutluyorum.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more