Mehmet Serbes
Mehmet Serbes

Seyirci kalmayalım, yangın söndürme uçağı alalım

Ormanlarımız yanıyor.

Ormanlarımızla birlikte ciğerlerimiz de yanıyor.

Bazı kanı bozukların yanında bütün Türkiye yanan ormanlara ağlıyor.

Orman yangınlarıyla ilgili pek çok söylenti var,

Hangisi gerçek, hangisi değil bilmiyoruz.

Terör örgütü elemanlarının sabotaj yaptıkları, TEDAŞ'ın trafolarında ve iletim hatlarındaki kimyasal reaksiyonların bu arada tellerin birbirine çarpması vb. gibi faktörler…

Orman yakınlarında piknik yapanlar, sigara atanlar…

Cam kırıkları, yansımalar vb. gibi doğal etkiler…

Hep bunların orman yangınlarına yol açabilecekleri biliniyor ya da söyleniyor.

Orman yangınları dünyanın her yerinde ortaya çıkan bir hadise.

Birçok gelişme ülke daha zaman zaman yangınları haftalarca hatta Avustralya'da olduğu gibi aylarca söndüremediği oldu.

Fakat önemli olan bir ülkenin bu yangınları söndürme kabiliyeti.

Yangınlara karşı ne gibi önlemler aldıkları ve hangi ekipmanlarla müdahale ettikleri.

Yani gerçekten orman yangınlarını söndürmeye ne kadar niyetli oldukları.

Bakınız hergün gazetelerde ülkelerin sahip olduğu yangın söndürme uçak sayısı açıklanıyor.

Küçücük Yunanistan'ın bile kendi envanterinde kayıtlı  38 uçak olduğu açıklandı.

Tam 38 uçak.

Yunanistan'ın 38 adet yangın söndürme uçağı varken Türkiye'nin orman yangınlarına sadece bir tek uçakla müdahale etmesi ne demek?

Oysa  Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kayıtlı 13 uçaktan söz ediliyor.

Kıbrıs'daki törenlere yetkililerin 8 ayrı uçakla gitmesi, aynı yere 3 bakanın 3 ayrı uçakla gitmesi varken, koca Türkiye'nin en değerli varlığımız olan ormanlarımızı korumak için sadece bir tek uçak bulundurulması ne demektir?

Neden şimdiye kadar seyahat ve gösteriş uçakları alınırken yeterli sayıda orman uçakları alınmadı.

Her gün gazetelerde TV'lerde Yunanistan'ın savaş uçağı, savaş gemisi sayıları gözler önüne serilirken neden aynı şekilde yangın söndürme uçağından söz edilmiyor?

Bu kabul edilemez.

13 uçak yerine 3 uçağınız olsun, 10 tanesi yangın söndürme uçağı olsun.

Evet ben orman personelimizin, itfaiyemizin ne kadar cansiparane çalıştığını ve orman yangınlarını söndürmenin ne kadar çok zor olduğunu bizzat bilenlerdenim.

Çünkü ben askerliğimi İstanbul Sarıyer Ayazağa'da 3.Jandarma Alay Komutanlığı'nda bizzat Belgrad Ormanlarının içinde yaptım.

Birçok orman yangınında ve tatbikatında görev aldım.

Aynı zamanda gazeteci olarak yıllarca orman yangınlarını izledim.

Arazi koşullarının ne kadar güç olduğunu, bunun yangınlara müdahaleyi nasıl zorlaştırdığını çok iyi bilirim.

Bu yüzden asla ve asla orman görevlilerimiz, itfaiye personelimiz ve yangınlarda görev alan kahraman Mehmetçiklerimizin üstün çabası için bir şey söyleyemem.

Fakat görüyoruz ki orman yangınlarını söndürmede, insanların ulaşamadığı sarp yamaçlara müdahale etmenin tek yolu yangın söndürme uçak ve helikopterleri…

Bunlar adeta ormanlar için bir can simidi…

Bu nedenle bir an önce biz de komşumuz Yunanistan gibi çok sayıda yangın söndürme uçağına sahip olmalıyız.

Bu yüzden iktidar ve iktidarın nimetini paylaşanlar biraz uçaklarından, saraylarından, lüks makam otolarından, 5-6 ballı maaşlarından, keyiflerinden fedakarlık yapıp bir an önce vatan demek olan ormanlarımızı kurtarmak için yangın söndürme uçaklarını envanterimize katsın.

Bu arada ellerinde çok sayıda uçak bulunmasına rağmen, iktidarın uyguladığı politikalar nedeniyle görev yapamaz duruma gelen Türk Hava Kurumu'na da bir an önce yeniden işlerlik kazandırılması çok doğru olacaktır.

Burada da adeta yağ var, şeker var, un var ama helva yapamıyoruz modundan kurtulmamız gerek!…