İçinde bulunduğumuz ortam ve katlanmak zorunda kaldığımız toplumsal ve kişisel sorunlar, yaşam gücümüzü etkileyen başlıca koşullardır. Doğal olarak kimileri olumlu, kimileri olumsuz bu nedenler, bu etkenler ufkumuzun karanlığının ve aydınlığının kaynağıdır. Çoğu elimizde olmasına karşın tutum ve davranışlarımız nedeniyle istenmeyen sonuçlar vermelerinin sorumluları biziz. Gereken özeni göstermemenin yanında en büyük etken anlayış ve davranış yanılgıları ve yanlışlarıdır. Kırgınlıkların nedeni de budur. Oysa uyum, barış ve dayanışma içinde yaşamanın koşulları çok basittir. İyi niyet, olumlu yaklaşım, gerekirse özveri, hatta ödün. Yaşam renginin bozulmaması için üzerimize düşenleri böylece kotarabiliriz.
Toplumsal yaşamın, kişisel durumları yön verircesine etkilemesi bir doğal gerçektir. İçinde bulunduğumuz ortam tutum ve davranışlarımızla, yaşam koşullarımız üzerinde etkindir. Çabalarımız ve çalışmalarımızla kimi karşıtlıklarımız olsa bile toplumsal gücü yenmek kolay değildir. Dış koşullar, özel yaşamımızı bile etkileyecek kadar ağırlıklıdır. Çevre ilişkileri, birliktelikler, hatta kimi karşıtlıklar bile yaşamın rengini etkilemektedir. Yanlışlıklar, yanılgılar, kusurlar anlayış ve davranış birlikteliğinin kimi sapmalarıdır. Olumsuzluklarda direnmek, davranış sakıncasını yoğunlaştırır, ağırlaştırır. Olgunlukla nitelendirilen tutum özeni, olumsuzluk nedenlerini ve eleştirilerini tüm olarak gidermese de azaltır.
İnsanların çevresinin ve birbirinin etkisinde kalmaması olanaksızdır. Nitelik, bilgi, tutum ve davranış düzeni, etmen olarak öndeki değerlerdir. Hepsinin toplandığı değer KİŞİLİKtir. Yaşam düzeni ve biçimi, tutum ve davranış seçkinliği, anlayış-kavrayış yeteneği hem kişilik açılımı, hem de ilişki dayanağıdır. Birliktelik, karşıtlık, yakınlık, yabancılık bireysel ilişkilerin öne çıkan türleridir. Hepsinin kaynağı insanlıktır.
Toplumsal yaşam, insanlığın ortamı ve en doğal gerçeğidir. Kadın-erkek birlikteliğinin, ortaklığının yaşamın temeli olduğu, en belirgin yapı niteliği taşıdığı tartışılamaz. Varlığın kaynağı ve dayanağı olduğu bu durum, geleceğin ocağıdır. İlişkilerin gerçekliği, sıcaklığı ve yararı yaşamın tadıdır. Toplum içinde davranışlarıyla tepki alanlar güven yitirip kınanan kişilerdir. Sık sık yinelemeyi yararlı bulduğum “Ne altın gemi, ne gümüş gemi, dost gemisi!” sözü, güven ve içtenlik kaynağı olan ilişki güzelliğinin vurgulanmasıdır.
Ama siyasal aymazlıklar, yobazlıklar ve tutarsızlıklarla terbiyesizlik ve bilgisizliklerin neden olduğu yadırganan tutum ve davranışlar kimi zaman tiksindirici boyut almaktadır. Bir marifet yaptığını, bir şeyler söylediğini, üstün ve etkin olduğunu sanan kimileri, makamlarıyla, sıfatlarıyla asla bağdaşmayan sözcükler, nitelemeler ve yanıtlarla, konuşmalar yapmakta, kasıntılarla, üstelik alaylı bakış ve gülüşlerle laf yetiştirmeye çalışmaktadır. Ekran önündeki yüzün ekran arkasındaki çizgileri bir görülebilse. Gülüşler kimi zaman aldatıcıdır. Yaşamın ışığı gerçektir.
Ortam
Haber Merkezi
- Yazıları büyüt
- Yazıları küçült
- Standart boyut