Türkiye ekonomisinde 2025 yılı, şirketlerin nakit akışı ve borç yüküyle imtihan edildiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. 2024 yılına kıyasla şirketlere verilen kesin mühlet kararları yüzde 106 oranında artarken, geçici mühlet kararları ise yüzde 63,5 yükseldi. Toplam karar sayısı bir yılda 3 bin 497'den 6 bin 361'e fırlayarak reel sektördeki mali yangını gözler önüne serdi. 

Karar türlerine göre bakıldığında; kesin mühlet alan firma sayısı 1.708'e ulaşırken, konkordato reddi kararları yüzde 108 artışla 1.460 dosyaya çıktı. Finansal darboğazı aşamayarak hakkında iflas kararı verilen şirket sayısı ise yüzde 87 artışla 247'ye ulaştı.

KONKORDATONUN MERKEZİ İSTANBUL OLDU

Dünya'da yer alan habere göre, ticaret hacminin ve kredi kullanımının en yoğun olduğu büyükşehirler, finansal riskin de merkezi haline geldi. İllere göre dağılımda 1.417 dosya ile İstanbul açık ara farkla konkordatonun merkezi konumunda yer alırken; Ankara ikinci, İzmir üçüncü, Bursa dördüncü, Antalya beşinci ve Kocaeli altıncı sırada yer aldı. Trakya bölgesi ise 251 dosya ile yedinci sırada yer alarak dikkat çekici bir risk birikimi sergiledi. En az konkordato başvurusu görülen iller ise sınırlı sanayi yapılarıyla öne çıkan Bayburt, Tunceli, Ardahan ve Hakkari oldu.

TEKSTİL VE İNŞAAT SEKTÖRLERİ CAN ÇEKİŞİYOR

Sektörel bazda bakıldığında; artan enerji ve işçilik maliyetleri, daralan Avrupa pazarı ve kur baskısı nedeniyle tekstil sektörü en kırılgan alan olarak öne çıktı. 2025 yılında en fazla konkordato başvurusu olan sektörlerin zirvesinde 177 dosya ile tekstil ve hazır giyim yer alırken, onu 134 dosya ile inşaat ve 84 dosya ile metal ürün imalatı takip etti. Sebze ve meyve toptancıları ile gıda sektörü de en çok etkilenen alanlar arasında yer aldı. Buna karşın; borçlanma oranının düşük olduğu tarım, hayvancılık ve yerel hizmet sektörleri süreci daha dayanıklı geçirdi.

ARALIK AYI TARİHİ ZİRVEDE

2025’in son ayı olan Aralık, mahkemelerin en yoğun çalıştığı ve başvuru sayılarının tarihi zirveye ulaştığı dönem oldu. Sadece Aralık ayında mahkemelerde 768 konkordato işlemi gerçekleşirken; 202 kesin mühlet kararı verilerek yılın en yüksek seviyesine ulaşıldı. Uzmanlar; yüksek faiz ortamı, krediye erişimdeki daralma ve iç talepteki zayıflama gibi faktörlerin reel sektörde zincirleme bir etki yarattığını vurguluyor.

BİR DAVANIN SONUÇLANMASI 2 YILI BULUYOR

Veriler, konkordato sürecine giren şirketlerin uzun süreli bir belirsizlikle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Mahkemelerin ortalama sonuçlanma sürelerine bakıldığında; iflas kararlarının 386 gün, konkordato reddinin 422 gün ve tasdik kararlarının 687 gün sürdüğü görüldü. Bu veriler, tasdik alarak kurtuluş yoluna giren şirketlerin bile yaklaşık iki yıl boyunca ciddi bir finansal ve hukuki baskı altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini ortaya koyuyor.