Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Şubat’taki Riyad ziyareti sırasında imzalanan anlaşmaların ayrıntıları kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor. Yenilenebilir Enerji Santrali projelerine ilişkin hükümetlerarası protokol kapsamında hazırlanan yasa teklifine göre Türkiye, Suudi Arabistan’ın en az iki Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurması karşılığında 30 yıl süreyle elektrik alım garantisi verecek.

CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, söz konusu anlaşmanın “enerji yatırımı görüntüsü altında Türkiye’nin kamu kaynaklarını ve egemenlik haklarını uzun yıllar boyunca yabancı sermayeye tahsis ettiğini” savundu.

“YÜK VATANDAŞA, KAZANÇ YABANCI ŞİRKETLERE”

Karasu, AKP’nin yıllardır kullandığı “yerli ve milli” söyleminin gerçekte yabancı sermayeyi koruyan bir anlayışa dönüştüğünü belirterek, “Vergi muafiyetlerinden alım garantilerine, kur riskinin milletin sırtına yüklenmesinden yatırımcı lehine verilen ayrıcalıklara kadar bütün yük vatandaşın omzuna bırakılıyor. Kazanç ise yabancı şirketlere aktarılıyor” ifadelerini kullandı.

Yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını vurgulayan Karasu, kamu yararı, şeffaflık ve yerli üretimi esas alan projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Karasu, “Enerji politikaları birkaç şirketin kârını değil, 86 milyon yurttaşın geleceğini korumak için yapılmalıdır” dedi.

“SİVAS KAZANACAK MI?”

Anlaşmanın özellikle Sivas açısından da soru işaretleri yarattığını belirten Karasu, bölgenin doğal kaynaklarının öncelikle kent halkının yararına değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Karasu, “Sivas’a yatırım gelmesi önemlidir ancak bu yatırımların istihdam yaratması, teknoloji transferi sağlaması ve yerel kalkınmayı güçlendirmesi gerekir. Buna karşılık yabancı personel çalıştırılmasının önünün açılması, tüm izin süreçlerinin devlet eliyle yatırımcı adına üstlenilmesi ve yıllarca döviz bazlı alım garantileri verilmesi ‘Sivas kazanacak mı, yoksa yalnızca ayrıcalıklı yabancı şirketler mi?’ sorusunu gündeme getiriyor” diye konuştu.

“KAYNAKLAR HALKIN OLMALI”

Emeklilere, çiftçilere ve emekçilere kaynak bulunamadığını söyleyen Karasu, yabancı şirketler söz konusu olduğunda kamu kaynaklarının sınırsız biçimde açıldığını ileri sürdü.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyelinin yabancı şirketlere ayrıcalık tanınarak değil, yerli üretim, yerli istihdam, kamusal denetim ve şeffaf planlama temelinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Karasu, “Bu ülkenin kaynakları bir avuç ayrıcalıklı yatırımcıya değil, milletin tamamına aittir” dedi.