Altın, ons başına 5.500 doları aşarak rekor kırdıktan sonra 4.993 dolar seviyelerinde konsolide olurken, Goldman Sachs bu yükselişin genele yayılan bir "emtia patlamasının" habercisi olmadığını açıkladı. 

Banka, altına yönelik iyimserliğini koruyor ve 2026 sonu için 5.400 dolarlık bir hedef öngörüyor; ancak diğer endüstriyel metaller için aynı kuralın geçerli olmadığını savunuyor.

Bu yıl %17 değer kazanan altının yükseliş dinamikleri ile diğer hammaddelerin yapısal farkları, piyasanın geleceğini şekillendiren temel unsur olarak öne çıkıyor.

ALTIN FİYATLARI NEDEN ZİRVEDE? 

Altındaki bu olağanüstü performans, sadece spekülatif değil, yapısal temellere dayanıyor:

Merkez Bankası alımları: Jeopolitik gerilimler ve finansal risklere karşı devasa bir koruma (hedge) kalkanı oluşturuluyor.

Fed faiz indirimleri: Faizlerin düşmesi, altın gibi herhangi bir faiz getirisi olmayan varlıkları elde tutmanın maliyetini azaltıyor.

"Değer Kaybı Ticareti" (Debasement Trade): Yatırımcıların, Batılı ülkelerin devasa kamu borçlarına ve mali yapılarına duyduğu güvensizlik, onları güvenli limana itiyor.

Opsiyon piyasası etkisi: Yatırımcıların yoğun bir şekilde altın "alım opsiyonu" alması, bu sözleşmeleri satan bankaları riskten korunmak için fiziksel altın almaya zorluyor ve fiyatları daha da yukarı çekiyor.

NEDEN BİR "SÜPER DÖNGÜ" BEKLENMİYOR? 

Goldman Sachs analistlerine göre, altının yükselişi diğer emtialara (örneğin bakıra) yansımayacak. Bunun temel nedeni arz esnekliğidir.

"Altın, üretimini birden artırabileceğiniz bir şey değil. Ölçeklendirilemez. Üretimi son derece sınırlı."

Bakır veya çinko gibi endüstriyel metallerin fiyatı arttığında, maden şirketleri üretimi hızla artırır. Piyasaya giren bu yeni arz, fiyatların sürekli yükselmesini (süper döngüyü) engeller. Hükümetler bu hammaddelere yatırım yapsa bile, artan üretim fiyatları dengeler.

LONDRA'DAKİ "LİKİDİTE DARBOĞAZI"

Ocak ayında ons başına 121 dolar ile tüm zamanların zirvesini gören, ancak şu an 75,40 dolar seviyelerinde işlem gören gümüş, altından çok daha farklı ve dalgalı bir seyir izliyor.

Analist Lina Thomas bu durumu Londra merkezli bir "likidite darboğazı" olarak tanımlıyor.

Olası gümrük vergilerinden kaçınmak isteyen tüccarlar, gümüşü Londra'dan ABD'ye taşıdı. Londra'da depolanan gümüşün yaklaşık yarısı zaten bloke durumdayken, piyasada "işlem görebilecek" arz aniden kurudu. Yüksek yatırımcı talebi ile düşük arz çarpışınca, fiyatlarda sert kırılmalar yaşandı. Goldman Sachs, gümüşteki bu aşırı oynaklığın kısa vadede bitmesini beklemiyor.