İtalya’daki Eurac Research Mumya Araştırmaları Enstitüsü, Bolivya’nın yüksek platolarındaki "chullpa" adı verilen antik cenaze kulelerini incelerken beklemedik bir genetik izle karşılaştı. 13. yüzyılda yaşamış genç bir erkeğe ait mumyanın dişlerinden alınan DNA örnekleri, bugün hala kabusumuz olan A Grubu Streptokok bakterisinin tam genomunu ortaya koydu.

BAKTERİ 7 ASIRDIR ORADAYDI

Bugün boğaz enfeksiyonundan kızıl ateşe, hatta "et yiyen bakteri" olarak bilinen ölümcül hastalıklara yol açan Streptococcus pyogenes, arkeolojik bir kalıntıda ilk kez tespit edildi. Bu buluş, "boğaz ağrısı ve kızıl ateş gibi hastalıklar Amerika'ya sömürgecilerle geldi" teorisini çürüttü. 700 yıllık bu bakteri, günümüzdeki modern suşlarla şaşırtıcı bir benzerlik taşıyor.

AND DAĞLARININ TEPESİNDEN GELDİ

Yapılan derin DNA analizleri, bu antik varyantın diğer soylardan yaklaşık 10.000 yıl önce ayrıldığını gösterdi. Bilim insanlarına göre bu tarih, insanların And Dağları’na ilk ayak bastığı dönemle örtüşüyor. Yani insanoğlu bu ölümcül patojeni ya yanında taşıdı ya da bölgedeki vahşi hayvanlarla temas ederek bu "sessiz düşmanla" binlerce yıl önce tanıştı.

GENÇ ADAMI HÜZÜNLÜ HİKAYESİ

Genetik dedektifler, kemik analizleri sayesinde bu genç adamın hayatına dair hüzünlü detaylara da ulaştı. Kafatası modifikasyonuna sahip (o dönemde bir asalet veya aidiyet simgesi) olan bu genç adamın beslenme durumunun ortalamanın altında olduğu, bağışıklık sisteminin oldukça zayıfladığı ve nüfusun ve göçün yoğun olduğu bir dönemde yaşadığı belirlendi. Bu durum, bakterinin neden onu seçtiğini ve antik dünyada nasıl hızla yayıldığını açıklıyor.

YENİ YAKLAŞIM EZBER BOZDU

Araştırmanın ortak yazarı Frank Maixner, bu keşfin bir tesadüf olduğunu belirtiyor: "Bu patojeni aramıyorduk. Mumyaları incelerken sadece insan genetiğine değil, içlerindeki mikroorganizmalara da bakıyoruz." Bu titiz çalışma, sömürge öncesi Amerika’da iklimin soğuduğu aylarda, tıpkı bugün olduğu gibi antik toplumların da salgınlarla boğuştuğunu kanıtladı.