İsraİl, “önleyici saldırı” iddiasıyla dün sabah saatlerinde İran’a saldırı başlattı. Kararı duyuran İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ülkeye yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için harekete geçildiğini savundu. Patlamalar, Tahran, Elburz, İsfahan, Kirmanşah, Loristan, Huzistan, Kum, İlam ve Sistan-Beluçistan mevkilerinde meydana geldi. İsrail basını İran’a yönelik ilk saldırılar öncesi siber saldırılar düzenlenerek, ülkenin haberleşme ve iletişim sistemlerinin felç edildiğini belirtti.

‘ÖZGÜRLÜK ZAMANI GELDİ’

ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada İran Devrim Muhafızlarını teslim olmaya çağırırken” İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık. Her yere bombalar yağacak. İran halkın sesleniyorum, özgürlük zamanınız geldi. İşimiz bittiğinde hükümetinizi ele geçirin. Bu muhtemelen nesiller boyunca tek şansınız olacak” dedi.

200 UÇAKLA SALDIRDILAR

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “operasyonun amacının varoluşsal tehdidi ortadan kaldırmak” olduğunu belirtti. Netanyahu, ABD-İsrail ortak saldırısının “Cesur İran halkının kaderini kendi ellerine alması için gerekli koşulları oluşturacağını” öne sürdü. Netanyahu, saldırıların “Aslanın Kükremesi Operasyonu” olarak isimlendirildiğini belirtti.  Saldırıda 200 uçakla 500 hedefin vurulduğu belirtildi. İsrail ve ABD’nin hava saldırılarında İran yönetimini hedef alındığı kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Mesud Pezekişyan’ın konutuna da saldırı düzenlenirken Pezekişyan’ın durumunun iyi olduğu belirlendi. İran Atom Enerjisi Kurumu, İstihbarat Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Parchin Askeri Kompleksi’nin hedef alındığı da öne sürülenler arasında.

İlkokul vuruldu 150 çocuk öldü 

İran devlet medyası, İsrail’in Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bir ilkokulu hedef aldığı saldırıda hayatını kaybeden öğrenci  sayısının 150’ye yükseldiğini duyurdu. Saldırı sırasında okulda 170 öğrencinin bulunduğunu bildirdi. İran Kızılayı yaptığı açıklamada ülkede toplam 201 kişinin öldüğünü 747 kişinin de yaralandığını kaydetti.

Iran da 7 ülkeye füze attı

İsrail ve ABD’nin İran’ı hedef alan saldırılarının ardından Tahran yönetiminden balistik füzeler ile karşılık geldi. İsrail’in çeşitli bölgelerinde patlama sesleri duyulurken, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde eş zamanlı olarak ABD üsleri hedef alındı.

İranlı üst düzey bir yetkili, Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada “İsrail, karşı karşıya kalacağı şeye hazır olsun; hiçbir kırmızı çizgi olmayacak. Teslim olmayacağız. Orta Doğu’daki tüm ABD ve İsrail varlıkları ile çıkarları meşru hedef haline geldi” dedi.

‘SADIK VAAT 4’ OPERASYONU

İran Devrim Muhafızları Ordusu, “Sadık Vaat 4” operasyonu kapsamında Bahreyn’deki ABD 5’inci Filo Karargahını füzeler ile vurdu. Cep telefonlarına yansıyan görüntülerde limanda bulunan karargahın büyük hasar aldığı görüldü. Katar, mobil cihazlar üzerinden bir uyarı yayınlayarak halka evde kalmaları ve askeri üslerden uzak durmalarını tavsiye etti. Katar, savunma sistemleriyle hava sahasında İran kaynaklı bir füzeyi etkisiz hale getirdiğini duyurdu.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’den şiddetli bir patlama meydana geldi. Dubai’den de gelen görüntülerde gökyüzünde İran’a ait füzeler görülürken, dünyanın en yüksek binası olan Burj Al Khalifa’nın tahliye edildiği aktarıldı. Kuveyt’te de ABD üsleri ve havaalanı İran tarafından vuruldu. Ürdün’ün başkenti Amman’da, hava savunma sistemlerinin İran füzelerini etkisiz hale getirdiği ancak bir füzenin yerleşim alanına düştüğü bildirildi. 

‘Savaşmadan teslim ol’

ABD’nin Umman’daki müzakereler öncesinde İran’a dört şart sunduğunu ve bu şartların kabul edilmemesi halinde saldırı tehdidinde bulunduğunu uzmanlar tarafından gündeme getirildi. Daha önce İranlı kaynaklar, ABD’nin balistik füze programı, bölgesel vekil gruplara verilen destek, zenginleştirilmiş uranyum ve nükleer meselenin yanında, İran petrollerinden de pay istediklerini söylemişti. İran ise, görüşmelerin yalnızca nükleer meselelerle sınırlı olduğunu vurgulayarak diğer isteklerin ulusal güvenlik çıkarlarına aykırı olduğunu belirtmişti. Bu istekler doğrultusunda İsrail, bölgede “Varoluşsal tehdit” doktrini ile ABD’nin isteklerini meşru sayıp savaşa destek vereceğini açıklamıştı.