ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ın varlığını tehdit etme söylemleri hız kesmeden devam ediyor. Trump'ın Avrupa'ya karşı da gümrük vergisi tehdidinde bulunması küresel ekonomide de belirsizliklere neden oluyor.
KÜRESEL EKONOMİ TRUMP'IN SÖYLEMLERİNİN ETKİSİNDE
Küresel piyasalarda devlet tahvillerinde yaşanan sert satış dalgası, dünya ekonomisinin yüksek faiz–yüksek borç denkleminde kritik bir eşiğe geldiğine işaret ediyor. ABD’de federal tatil nedeniyle piyasalar kapalıyken Asya işlemlerinde 10 ve 30 yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirileri en az 4 baz puan yükseldi. Aynı dönemde Japonya, Avustralya, Yeni Zelanda ve Avrupa tahvillerinde de düşüşler görüldü.
TRUMP'TAN GÜMRÜK VERGİSİ TEHDİTİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma girişimi çerçevesinde bazı Avrupa ülkelerine yönelik gümrük vergisi planlarını gündeme getirmesi, küresel ticaret ve sermaye akımlarına ilişkin belirsizliği artırdı. Bu gelişme, ABD yönetiminin ekonomi politikalarına dair öngörülebilirliğin yeniden sorgulanmasına neden oldu.
JAPONYA'DAN TARİHİ FAİZ SİNYALİ
Erken seçim ve vergi indirimi tartışmalarının yaşandığı Japonya’da tahvil piyasası dikkat çekici bir eşik aştı. 40 yıllık Japon devlet tahvilinin getirisi ilk kez yüzde 4’e yükseldi. 20 yıllık tahvil ihalesinde talep, son 12 aylık ortalamanın altında kaldı. Bu durum, küresel yatırımcıların uzun vadeli devlet borçlarına karşı daha temkinli bir tutum aldığını gösterdi.
Avustralya ve Yeni Zelanda tahvillerinde de satışlar hızlanırken, Alman tahvil vadeli işlemleri geriledi. Nomura Australia Ltd. kıdemli faiz stratejisti Andrew Ticehurst, küresel devlet tahvili eğrilerinin uzun vadeli kısmının kırılgan bir görünüm sergilediğini belirtti.
FED BAĞIMSIZLIĞI VE ABD BÜTÇESİ ENDİŞESİ
Piyasalarda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına yönelik tartışmalar ve bir sonraki Fed başkanına ilişkin spekülasyonlar yakından izleniyor. Trump’ın bazı gümrük vergilerine ilişkin Yüksek Mahkeme sürecinin, ABD’nin bütçe dengeleri üzerindeki baskıyı artırabileceği yönündeki belirsizlikler de tahvil piyasalarında satışları tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor.
ABD TAHVİLLERİ VE KÜRESEL SATIŞ RİSKİ
Avrupa ülkelerinin bir kısmı kamu fonlarında olmak üzere trilyonlarca dolarlık ABD tahvili ve hisse senedine sahip olması, yeni bir risk başlığı oluşturuyor. Gümrük vergisi geriliminin tırmanması halinde bu varlıkların satılabileceğine yönelik spekülasyonlar, ABD’nin yabancı sermayeye olan bağımlılığı nedeniyle borçlanma maliyetlerinin yükselmesi riskini gündeme getiriyor.
Bloomberg MLIV’den Garfield Reynolds, küreselleşmenin parçalanma sürecinin hızlandığını belirterek; savunma, sosyal yardım ve enerji altyapısı harcamalarını finanse etmek için daha fazla tahvil ihraç edileceğine dair endişelerin arttığını vurguladı. Reynolds’a göre, merkez bankalarının politika faizlerini agresif biçimde düşürmeye istekli olmadığı bir ortamda, devlet tahvilleri jeopolitik risklere karşı eskisi kadar koruma sağlamıyor.
TABLO TÜRKİYE AÇISINDA OLDUKÇA KRİTİK
Küresel tahvil faizlerindeki yükseliş ve sermaye akımlarındaki belirsizlik, Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ülkeler için doğrudan risk anlamına geliyor. ABD ve Japonya başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde uzun vadeli faizlerin yükselmesi, küresel fonların gelişmekte olan ülkelere yönelmesini zorlaştırırken, Türkiye’nin dış borçlanma maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Küresel tahvil piyasalarında yaşanan bu eş zamanlı dalgalanma, finansal koşulların sıkılaştığı ve küresel ekonominin kırılgan bir dengeye doğru ilerlediği bir döneme girdi denilebilir.