İstanbul'da “İETT’ye bağlı otobüsler yolda kalıyor. Çileyi İstanbullular çekiyor” yazısı ile “Senin hayatın gidiyor”, "Trafik felaketine neden oldular" yazısı yazıldı.
İBB’ye yönelik soruşturmalar kapsamında üç büyük kentte binlerce reklam panosunu elinde bulunduran 12’si reklam şirketi olmak üzere 24 şirkete el konulmuş ve kayyum atanmıştı.
Ekrem İmamoğlu’nun 2019 yılında İBB Başkanlığı’nı kazanmasının ardından belediye reklam panolarına Erdoğan’ın büyük boy fotoğrafları ve sloganları asılmıştı.
İMAMOĞLU'NDAN YANIT GECİKMEDİ
Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu "Algı çalışmaları değil meydanlar gerçek." yanıtını verdi.
TEPKİLER ÇIĞ GİBİ
Sosyal medyada afiş kampanyasına sert tepki gösterildi. Kullanıcılar yaptıkları paylaşımlarda, "Algı çalışmaları değil meydanlar gerçek", "İstanbul Büyükşehir'e yapılan operasyonun en büyük sebeplerinden biri de bu şehir panolarının ele geçirilmesiydi", "Herkes o kadar iyi biliyordu ki bu şirketlere neden el konulduğunu. Bir de erken seçim hazırlıkları başlamış", "Utanmazlık, yüzsüzlük, arsızık arş-ı alâya vardı. Kötülüğün bu kadarıyla başa çıkmak imkansız artık", "Peki 1 kg kıyma yüzde kaç artmış tam tamına % 1239 kat daha bunun gibi bir sürü temel gıda maddesi var bunlarıda afişe etsenize", "İstanbul'u yönetsin diye seçen İstanbulluların kararına rağmen başkanlarını 1 yıldır içeride tutanların suçudur bu pankartlarda yazan her şey. Kendilerine fayda olsun diye afişlere çamur rengi sürmüşler ama içeride olan başkansız İstanbul'a kötülüğü aslında kendileri yapmıştır." yorumları yapıldı.
SÖZCÜ TV programcısı Barış Terkoğlu, "Bundan çok sayıda var. Doğrudan şirket isimleri, logoları kullanılarak yapılmış. Afişlerin köşesinde AKP logoları var. Onlarca çeşidi var. Tamamının ortak özelliği İBB'nin yönetim şeklinin eleştirildiği, kaybeden sen oluyorsun denilen afişler. Çoğunda da İBB iştirakleri hedef alınmış" dedi.
"ÖZEL BİR SEÇİM ÇALIŞMASI"
Terkoğlu şu ifadeleri kullandı:
Kuşkusuz bu bir seçim çalışması. Türkiye 2026'dan itibaren seçim sathı mahalline giriyor. İmamoğlu başarısız bir yönetim sergiledi, başarısız yönetti algısını topluma yerleştirmek için yapılmış bir çalışma. Özel bir seçim çalışması.
İkincisi etik açıdan değerlendiriyorum. Şu anda Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere İBB'ye bağlı iştiraklerin neredeyse tamamının yöneticisi, yönetim kurulu üyesi veya bu iştiraklerde görev almış isimler ya cezaevinde, ya adli kontrollü, ev hapsinde, yargı baskısı altında.
Bunlar kamu şirketleri, bu şirketlerin logolarıyla isimleriyle politik reklam yapmak başka bir eleştiri konusu. Peki bu reklam panoları kimin? İBB davasının dayandığı iddianame özel bir fikre dayanıyor. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu İBB döneminde bir tür yolsuzluk yaptı fikrine dayanıyor. Bu fikrin kaynağı ne? İBB'nin kendisine bağlı iştiraklerle bir tür yolsuzluk ekonomisi kurduğu suçlaması...
Bunu özellikle reklam tabelalarının yolsuzluk için kullandığı ithamı vardı, bu nedenle İBB bürokratları hem de bu şirketlerin sahipleri gözaltına alındı. Bir kısmı etkin pişmanlıktan yararlandı.
İlbaklar İBB iddianamesinde sanık olmaktan çıkmışlar, yargılanmıyorlar artık. Onlara yönelik suçlamalar düşmüş. Bu billboardlar kimin? İlbakların.
Türkiye'de her dönemin yargısına yönelik bir özellik var: Güçlü olanlar, ilişkisi olanlar, iktidarla iyi geçinenler kendilerine suç ithamı olsa da korunurlar, kollanırlar, bazen iddianameden çıkarılırlar.
İlbaklar grubuyla iktidar medyası yolsuzluk iddiasında bulundu. İBB iddialarıyla ilişkilendirdi, suçladı. İddianameden çıktı, o İlbakların billboardlarını kullanarak İBB'ye yönelik yolsuzluk ithamlarında bulundu.