20. yüzyılın başında Batavia (günümüzdeki Jakarta) çevresinde dolaşan "güneyde altın var" fısıltıları, 1919 yılında Hollandalı araştırmacı WFF Oppenoorth liderliğindeki ekibin Sukabumi'den yola çıkmasıyla bilimsel bir zemine oturdu.

Ormanların temizlenmesi ve sarp vadilerin aşılmasıyla başlayan süreçte, 1928 yılına gelindiğinde yerin 135 metre derinliğine inen 25 farklı tünel inşa edilmişti. Dönemin şartlarında milyarlar harcanarak yürütülen operasyon, meyvesini Mart 1928'de verdi. 

Dönemin yerel gazeteleri Sumatra-bode ve de Locomotief tarafından aktarılan bilgiler, keşfin boyutlarını çarpıcı şekilde özetliyor:

TEK PARÇAŞI 126 GRAMDI

1928 yılında yer altında gizlenmiş 30.000 ton altın tespit edildi. 1933 yılındaki raporlara göre, 400 kilometrekarelik bir alana yayılan madende keşfedilen miktar 61.000 tonu aştı. Bu rezervin o dönemdeki değeri yaklaşık 3,68 milyar gulden olarak hesaplandı. Tek bir maden parçasının 126 grama ulaştığı vakalar kayıtlara geçti. 

Keşfin ekonomik sonuçları, Endonezya halkı için vadedilen "refah" ile örtüşmedi. Madenin işletme hakları Hollandalı NV Mijnbouw Maatchappij Zuid Bantam şirketine verildi. Sömürge yönetimi muazzam bir zenginlik elde ederken, maden bölgesindeki yerli halk bu devasa pastadan hiçbir pay alamadı.

Cikotok madeni, Endonezya'nın bağımsızlığını kazanmasının ardından ulusallaştırılarak devlet şirketlerine devredildi. 1974 yılında maden PT Aneka Tambang bünyesine geçti ve on yıllar boyunca faaliyetini sürdürdü. 2005 yılına gelindiğinde altın rezervlerinin tamamen tükenmesiyle maden operasyonları durduruldu. Cikotok’un bıraktığı bayrağı, günümüzde Papua'daki devasa Freeport madeni devraldı.