Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. Çoruhlu, SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun konuyla ilgili sorularını yanıtlıyor…

Dr. Çoruhlu, bu kez longevity eşliğinde sağlıklı beslenme tüyoları verdi. İşte açıklamaları:
‘Paketli tütsülenmiş hindi eti’ kötünün iyisi
Genelde işte Akdeniz tipi beslenme öneriliyor. İşte sebze ağırlıklı, bitkisel ağırlıklı, hayvansal gıdalar da olsun, unlu işlenmişler olmasın. Şimdi ‘işlenmişler olmasın’ı demeyen Ugandalı doktor bile yok, hani genel uzakta diye söylüyorum…
Ne oluyor bu işlenmişlik konusunda? Mesela ‘hayvansal gıda yensin’ diye konuşuyoruz. Şimdi tamam. Bu yumurta olabilir, et olabilir, balık olabilir. Bunlar yenebilir.
Kolaylık olsun diye de gideyim markete, mesela hindi güzel bir şey triptofan var içinde. Hindi etini alabiliyor olsak ve biz onu haşlıyor olsak, güzel bir şey olurdu. Ama elimizde ne var? Tütsülenmiş var yani ‘hindi poşette.’ Yine hani kötünün iyisi filan diyorsun orada.
Yanmış etin besin değeri yok
Orijinali haşlanmışı tütsülenmiş olandan, hazır pakette olandan daha iyi ama hani hiç yemeyeceğine onun yerine makarna yiyeceğine falan diye tercih ediyoruz…
‘Bir döner yiyeyim’ dedik mesela ama onu da ısı vuruyor. Bu aygaz şeklinde de olabiliyor ve yanıyor. Üstünde karartıyı yanmayı görüyoruz. Biz hafta sonu barbeküsü yaptık hani yiyoruz eğer arzu ediyorsak et kızarıyor. Evde kızgın yağda kızarıyor. İşte bu kararma hali ısı ile muhatabiyet o besini besinlikten çıkarıyor.
O kısımları vücut için atılması gereken bir işe döndürüyor. Aynı hindi güzel, paketteki hindi de güzel ama onun tütsülenmişin tütsü kısmı ile de uğraşacak vücut. Ancak kavrulmuşu, yanmışı ister dönerde, ister odun ateşinde, ister evdeki tavada olsun. O siyahlaşmış kısımla vücut tarafından baş edilmesi gereken kötü bir durum var. Kara buğday ekmeğini tost ekmeği yaparak yaktığında yine aynı şey oluyor.
Yoğurdun 3 ay bozulmadığı bir devirdeyiz
Geçmişte belki bir işte geyikti balıktı bir şey vardı ve düşük miktardaki ateşte o böyle suda haşlandı, yendi. Orada marul vardı, burada dalda tüketilirdi. Bitki vardı, belki toprakta köklü sebzeler vardı, orada bir meyve vardı ve bunlar orijinallerine yakın yeniyorlardı. Şimdi o dünyadan, işte yoğurdun 3 ay tezgahta bozulmadığı dünyaya geldik. Yine hayvanların antibiyotiklendiği bir dünyadayız…
Suplementler iyi versiyondur
Keşke imkan olsa biraz daha düzgün yetiştirilmişini bulsak, hayvanın da, bitkinin de. Mor sebzeler çok iyi, pancar işte damarlara çok iyi gelir, antioksidan doludur. Tamam bunların hepsi güzel veya işte brokoli meme sağlığına sağlıklı ama teknoloji geldi brokoliden aldı, pancar türevlerinden resveratrolü aldı, onları konsantre etti, hani bütün onların içindeki tabii ki kesin bir sürü molekül vardır daha keşfedilmemiş ama burada bizim üstünde en çok çalıştıklarımızı konsantre ettik sana verdik ki bunları yiyemiyorsan bunları miktar olarak çok yiyemiyorsan imkanlar olmuyorsa oradan geri kalma diye… İşte zaten suplementler de başına gelmişin iyi versiyonudur, içinden almış onu gibi düşünmek lazım. Kurtarılmış, konsantre edilmiş diye…
İşte en kötüler
Nerede en kötüler? İşlenmiş, cipsi, tatlısı, işte ne bileyim her türlü, paketlisi, içkisi, şekerli içeceği burası çöplük, ya bunun adı gıda değil.
Oradan geldik alışverişe… Alabiliyorsak, iyi almaya çalışacağız, onlar eve geldiğinde de onların başına biz bir şey getirmeyeceğiz, minimumda çiğ yemek zor oluyor haşlayarak yiyebilirsiniz, haşlama hiç zor bir şey değil yani.
Arada kaçamak yapacağın pizzayı, mantıyı öğlen yiyin dedik ki akşam en azından kilo olarak golü atmasın veya gittiniz bir tatil köyünde, hani bu kadar para verdik yemeyecek miyiz dersiniz. Yiyin ama ölçülü yiyin dönüşte toparlayın.
Soğanı yağda öldürmek yanlış
Sırf yakmaya kafayı taksam aslında işte patlıcan kızarınca yaktım. Soğan her zeytinyağlı da, her Akdeniz yemeğinde var. Soğan yağla öldü zaten önden. Karamelize ne demek? Şekerlendi. Soğanın karamelize halini görüyorsun ya beyazdan kahverengiye gitti. Soğandan dolayı değil bütün kötü yiyecekler o karamelize lafı şekerin karamelizasyonudur. Soğanın da başına aynı şey geliyor.
İşlenmemiş gıda da alsanız onu nasıl pişirdiğiniz önemli
Hazır yemediniz, markete gitmediniz, mümkün olduğunca işlenmemiş gıdalar aldınız ama mutfağa gelenlerin de başına ne getirdiğiniz önemli. O yüzden de, yıllardır tekrar ettiğim şey tarlayla mutfak arasında başına kötü şeyler gelmemiş, kötü yola düşmemiş yiyecekler yememiz gerekiyor. En basit mantık bu…
İşlenmiş et de ‘masum’ değil
Salam, sucuk gibi şarküteri etleri de işaretliyorlar Amerika’da şu şu sınıfa girer diye, bunlar kanserojen sınıfında. Biz bunları satın alıyoruz, bunları yiyoruz ama FDA onlara ‘masumdur’ demiyor. Bunları ‘kanserojen-pre-kanserojenler- kanser yapma olasılığı sınıfına koydum’ diyor. Sonra gidiyorsun bir çalışma diyor ki, işte çok et yiyenlerde bağırsak kanseri. Ama hangi et? Orada yine işlenmişlikle ilgili konular var.
Nitrozamine DİKKAT!
Özellikle hayvansal gıdalarda özel bir molekül giriyor onun içerisine. Nitrat, nitrit bunlar terimler. O onun koruyucusu ama o nitrozamin diye vücut için anti tümör yapıcı bir yani ön madde. Aynı o kızartmanın siyahlığı gibi. Bunların hepsi nitrozamin.
Bir şeyin kabuğu özünden iyidir
Mor meyvelerden incir… Güneş ona geliyor. O fotosentezle hayatta kalıyor ama böcek var, ona karşı kendi bariyerini oluşturuyor. Kendi antioksidan kabuğunu oluşturuyor ve biz onu oradan alıyoruz.
Oysa sen onun kendini koruma kısmını almayıp, onu soyup atıp hani daha içerideki kendine yiyecek diye sakladığım meyvesini alıyorsun. Hani o da kötü değil ama yani bu pestisitte falan girmeyeceğim. Ben burada biyokimyasını anlatıyorum. Bir şeyin kabuğu özünden iyidir. Bunu limonla da koyarım, eriğe de koyarım, incire de koyarım. Kabuk karpuzun kabuğunu ben senelerce konuştum. Erkeklerde içerdiği sitrulin libidoya çok iyi gelir. Biz atıyoruz. Oysa bir soslansa ne güzel de yenir.
Veganlar ne yapmalı?
Omega 3 balıktan olanı istemiyorum dersen, bunun veganları da var. Mesela D vitamininin mantardan yapılanı var. Mantarın kendisi çok iyi bir protein kaynağı, bean dedikleri fasulye türevleri de aslında öyledir. Kimi yumurta, kimi balık yiyor, hani balık yemeyeceksen Omega 3’ü de mi almayacaksın? Orada yasak var mı duruş
olarak, onu da bilmiyorum. Ama orayı mutlaka desteklemek gerekiyor.
Mor yiyecekler damar dostu
Yüksek antioksidan için mor gıdaları mutfağımızda kötü yola düşürmeden daha sık tüketmeliyiz. Haşlanmış pancar örneğin. Karadut… İncir…
Bunların içinde olan resveratrolü de versiyon versiyon kullanabilirsiniz. Teknoloji ilerliyor diyor ki resveratrol doğada trans modeli ise biz de trans yapalım. Trans resveratrol diye masaya koyuyorlar. Bundan en çok da erkekler fayda görür. Çünkü resveratrol ve mor yiyeceklerin içinde olan şeyler damar duvarlarını korur ve genişletir. Her damara yarar. Yine kadınlardaki kılcal damarlarda da işe yarar. Mesela kılcalım artar mı? Hayır. Ekstra damarlanmayı azaltan bir şey. Resveratrol tümörlerin beslenmesini de engelliyor.
Erkekler için etkili bir formül
Erkekler, kalbi, beyni olmasa bile diğer damarlarını çok umursadıkları için mor yiyecekler ve Omega 3 akışkanlığı artırır. Bu mor yiyeceğin karşılığı ne dediğinde pancarın karşılığı arjinin, arjinmen olabilir, mor üzümün karşılığı da trans resveratrol olabilir.
Demek ki trans resveratrol ve arjinmen erkek için önemli. Çünkü damarları açıyor.
O yüzden resveratrol, trans resveratrol ve arjin mini erkeklerin damar, kalp, ereksiyon ve beyin performansları listesine koyarım. Ailede pıhtıya yatkınlık varsa nattokinaz’ı da ilave ederim.