PLOS Biology dergisinde yayımlanan araştırmada Avustralya’daki Woolcock Tıp Araştırmaları Enstitüsü’nden Aurore Perrault liderliğindeki ekip, bu sınıflandırmanın gelecekte ruh sağlığı sorunlarının erken teşhisinde kullanılabileceğini düşünüyor.
Çalışmada, 22 ila 36 yaşları arasındaki 770 bireyin verileri incelendi. Katılımcıların beyin görüntülemeleri, yaşam tarzı, fiziksel ve ruhsal sağlık durumları ile kişilik özellikleri değerlendirildi. Uyku alışkanlıkları ise Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi kullanılarak ölçüldü.
Yapay zekâ destekli sınıflandırma yöntemleriyle yapılan analiz, özellikle uyku kalitesi kötü olan bireyler üzerinden beş farklı uyku profili ortaya koydu. Her bir profil, hem beyin aktivitesiyle hem de bireyin davranışları ve ruh sağlığıyla yakından ilişkili.
BEŞ UYKU PROFİLİ NEDİR?
-Kötü Uyuyanlar: Uykuya dalmakta ve uykuda kalmakta zorlanıyorlar. Sıkça kaygı, depresyon, öfke ve stres belirtileri gösteriyorlar. Günlük işlevsellikleri de olumsuz etkileniyor.
-Uykuya Dirençli Olanlar: Dikkat dağınıklığı, düşünme zorlukları ve odaklanma problemleri yaşıyor olsalar da uyku sorunları bildirmiyorlar.
-Kısa Uyuyanlar: Uyku süreleri kısa, bilişsel performansları zayıf. Bellek sorunları, saldırganlık ve düşük uyumluluk gibi belirtiler gösteriyorlar.
-Uyku Yardımcıları Kullananlar: Uyku düzenlerini bitki çayları, reçeteli ilaçlar ya da CBD gibi desteklerle sürdürüyorlar.
-Bozulmuş Uyuyanlar: Uyku düzenleri alkol, sigara kullanımı veya susuzluk gibi nedenlerle bozuluyor. Bu durum genel sağlıklarını ve günlük hayatlarını etkiliyor.
Her profilin, kişinin beyin tepkilerinde iz bırakan bir "nöral imzası" da bulundu. Bu imzalar, vücut ısısı, kabus sıklığı ya da hormon dalgalanmaları gibi değişkenlerle ilişkili olabilir.
RUH SAĞLIĞI İÇİN BİYOBELİRTEÇ OLABİLİR
Çalışmaya klinik depresyon tanısı olan bireyler dâhil edilmedi. Ancak hafif kaygı ya da depresyon semptomları olan bireylerin verileri incelendi.
Araştırmacılar, bu profillerin gelecekte biyobelirteç olarak kullanılabileceğini düşünüyor. Böylece henüz tam anlamıyla belirti göstermeyen bireylerde bile ruh sağlığı sorunlarına yönelik erken müdahaleler yapılabilir.
Yale Üniversitesi Uyku Tıbbı Merkezi Direktörü Dr. Henry Yaggi, çalışmanın kapsamını ve yöntemini “şimdiye kadar yapılmış en ayrıntılı uyku değerlendirmelerinden biri” olarak tanımladı. Yaggi, bu profillerin gelecekte tedavi yöntemlerinin kişiselleştirilmesinde önemli rol oynayabileceğini söyledi.
Araştırmacılar, bu uyku profillerinin psikoterapi, uyku uygulamaları veya CPAP cihazları gibi tedavi yöntemlerinden hangisinin kimde daha etkili olabileceğini belirlemede kullanılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca uykusuzluk için uygulanan bilişsel davranışçı terapinin (CBT-I) neden bazı bireylerde işe yaramadığını anlamaya da yardımcı olabilir.
Bu haber, yalnızca bilimsel araştırmalardan elde edilen verilere dayanmaktadır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Uyku sorunları, ruh sağlığı problemleri veya benzer belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka bir sağlık uzmanına danışması önerilir. Haberde yer alan bilgiler, PLOS Biology dergisinde yayımlanan akademik çalışmadan alınmıştır ve yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Uyku profilleri, kişisel teşhis ya da tedavi aracı olarak kullanılmamalıdır.