Hangi iklimde futbol konuşacağız? Neden bir türlü hakemlerden dem vurmadan oyunu analiz edemiyoruz? Neden yıllardır bütün hakem hataları, göstere göstere Beşiktaş maçlarında oluyor?

Elbette iyi niyet ile düşünmeye çalışıyoruz. Futbol bu; hatalar oyunun bir parçası. En basitinden başlayalım: İki adım ötendeki taça çıkan topta bile hatalı karar verebiliyorsun. Üstelik o kadar bariz bir pozisyonda…

Daha bütün bir ülkenin üzerinde uzlaştığı net bir kırmızı karttan bahsetmiyorum bile. Alanyasporlu futbolcunun pozisyon sırasında futbol sahasını bir anlığına boks ringiyle karıştırdığını görmüyorsunuz. Fakat asıl şaşırtıcı olan darbenin kendisi değil; pozisyonu defalarca farklı açılardan izleyen VAR ekibinin, bütün bu görüntülere rağmen “Devam” kararı verebilmesi. 

Kim, kime, nasıl anlatabilir bunu?

Bir pozisyonda formadan çekildi diyerek bariz golü vermiyorsun; renkler değişince, diğer pozisyonda gole giden oyuncu formasından çekilip düşürülüyor faul bile vermiyorsun. Bunu hangi kuralla, hangi tutarlılıkla açıklayacaksın?

Kaynak olarak ekle

“Hakemler de insan, hata yapar” deyip geçelim mi?

Tamam, geçelim. Ama aynı film sürekli tekrarlanırken, üstelik ekranlara bakıp doğruya ya da yanlışa müdahale edebiliyorken, yapılan yanlışı bile bile savunarak nasıl bir yol alacağız?

Türk futbolu nasıl gelişecek? Sahada adaleti gözetmediğinde hangi oyundan bahsedeceğiz?

Hakem, bir takım için üstünlük sağlayan değil, herkes için eşitliği sağlayan kişi olmalı. Peki, kaybedileni kim geri verecek?

Daha sezonun ikinci maçları… Ama bu üç puan bir takımın küme düşmesine, bir başka takımın şampiyonluğuna mal olursa ne olacak?

Renkleri ayırt etmeksizin adaletten söz etmek gerekiyor. Ancak o zaman düzlüğe çıkacağız.

Her takım şampiyon olabilmek için milyonlarca eurolar harcıyor. Peki, sahada bir takımı bu kadar kolay harcamak mümkün mü? İnsan başını yastığa koyduğunda kendi muhasebesini yapmaz mı?

Bence hakemlik biraz da vicdan meselesi. 

Burada bütün maçı analiz etsek ne olacak? Ortaya ne gibi sonuç çıkaracağız?

“Hoca yanlış kadro seçti, hava sıcaktı, takım yorgundu…”

Vesaire, vesaire…

İyi de maçın içinde sana atılan yumruğun karşılığı, kurallar içerisinde verilmiyorsa orada zaten her şey bitiyor.

Gerisi lafıgüzaf

Yazabildiğin kadar yaz, eleştirebildiğin kadar eleştir…

Ama sahada adalet yoksa bütün taktik analizlerinin, kadro tercihlerinin, yorgunluğun, sıcağın ve diğer tüm gerekçelerin bir anlamı kalmıyor.

Çünkü futbolun en temel kuralı, oyunun herkese eşit oynanmasıdır. Ve bu temel kuralı yeniden hatırlamadan, Türk futbolunun bir adım ileri gitmesini beklemek mümkün değildir.