Fransa ve İspanya arasındaki asırlık protokol uyarınca, Bidassoa Nehri üzerinde bulunan Sülün Adası'nın yönetim yetkisi 1 Şubat 2026 itibarıyla resmen İspanya'ya geçti.

İki ülke arasında 1901 yılından bu yana kesintisiz uygulanan "alternatif egemenlik" statüsü kapsamında, adanın idaresi 31 Ocak gece yarısı itibarıyla Fransa'dan devralındı. Bu sembolik devirle birlikte, adanın hukuki ve idari sorumluluğu Temmuz ayı sonuna kadar İspanya makamlarında kalacak.

6 AYLIK YENİ DÖNEM BAŞLADI 

Uluslararası hukukta "Ortak Egemenlik" olarak adlandırılan statü gereği, 6 bin 820 metrekarelik bu küçük ada yılın iki döneminde farklı ülkelerce yönetiliyor. 27 Mart 1901 tarihli Bayonne Sözleşmesi'ne dayanan takvime göre; her yılın 1 Şubat - 31 Temmuz tarihleri arasında egemenlik İspanya’ya, 1 Ağustos - 31 Ocak tarihleri arasında ise Fransa’ya ait oluyor.

YERLEŞİME VE ZİYARETE KAPALI 

Fransa'nın Hendaye ve İspanya'nın Irun kentleri arasındaki sınırın tam ortasında yer alan ada, güvenlik ve koruma gerekçesiyle yerleşime kapalı tutuluyor. Halkın girişinin yasak olduğu adanın bakım, temizlik ve güvenlik hizmetleri, mevcut yönetim süresi kendisine geçen ülkenin belediye ekipleri tarafından yürütülüyor. Ada, yalnızca özel kültürel miras günlerinde kısıtlı kontenjanlarla ziyaret edilebiliyor.

AVRUPA DİPLOMASİSİNİN SEMBOLİK MERKEZİ 

Sülün Adası, 210 metre uzunluğuyla fiziksel olarak küçük olsa da tarihi açıdan büyük bir öneme sahip. Ada, 1659 yılında Fransa ve İspanya arasındaki büyük savaşı bitiren "Pireneler Barış Antlaşması"nın imzalandığı yer olarak biliniyor. Tarih boyunca krallıklar arası prenses değişimlerine ve stratejik evlilik müzakerelerine ev sahipliği yapmış olan bu toprak parçası, günümüzde dostane sınır ilişkilerinin bir sembolü olarak görülüyor.

31 Temmuz 2026 tarihine kadar İspanya yönetiminde kalacak olan ada, Ağustos ayında yeniden Fransa idaresine devredilecek.