Kenya’nın batısındaki Kakamega eyaletinde, 20. yüzyılın başından kalma maden sahalarında yürütülen bireysel madencilik faaliyetleri ile bölgedeki milyar dolarlık endüstriyel altın rezervleri dikkat çekiyor. Bölge halkı ilkel yöntemlerle geçim mücadelesi verirken, uluslararası maden şirketleri geniş çaplı yatırım projeleri yürütüyor.

İLKEL ŞARTLARDA ÜRETİM YAPILIYOR 

Kakamega’da binlerce yerel madenci, güvenlik imkanlarının kısıtlı olduğu eski maden ocaklarında faaliyet gösteriyor. 

Üretim süreci şu aşamalardan oluşuyor: Maden işletmecileri, yerin 15-20 metre derinliğine inerek yaklaşık 50 metre uzunluğunda tüneller açıyor. Bu tünellerin çökmesini engellemek için destek yapısı olarak sadece ahşap kalaslar kullanılıyor.

Tünellerden elde edilen büyük kaya parçaları, kovalar vasıtasıyla yeryüzüne taşınıyor. Yüzeye çıkarılan kayalar, çoğunluğu kadınlardan oluşan işçiler tarafından çekiçlerle çakıl taşı boyutuna getirilmekte, ardından makinelerde öğütülerek kum formuna dönüştürülüyor.

Kum haline gelen malzeme, küçük leğenlerde cıva karıştırılmış suyla yıkanıyor. Bu kimyasal işlemle ayrıştırılan gümüş renkli ham altın, odun kömürü ateşinde ısıtılarak saf altına dönüştürülüyor.

GÜNDE 30 GRAM ALTIN ÇIKARILIYOR 

Sahada çalışan işçilerin ifadelerine göre, verimli günlerde toplamda yaklaşık 30 gram ham altın elde edilebiliyor ama Kenya’daki altın ticaretine yönelik yasal düzenlemelerin yetersizliği sebebiyle, yerel üreticiler ürünlerini doğrudan piyasaya süremiyor. Çıkarılan altının gramı, aracılar vasıtasıyla yabancı şirketlere 30-40 dolar seviyesinde, piyasa değerinin altında fiyatlarla satılıyor.

KÜRESEL ŞİRKETLERDEN YATIRIM PLANLAMASI 

Bireysel madencilik faaliyetlerinin sürdüğü Kakamega ve çevresi, aynı zamanda yüksek ekonomik değere sahip mineral kuşaklarına ev sahipliği yapıyor:

- Acacia Madencilik: 2017 yılında bölgede 1,3 milyon ons değerinde, yaklaşık 1,7 milyar dolarlık bir altın rezervi tespit etti.

- Shanta Gold: Geçtiğimiz yıl Kakamega ve Vihiga bölgelerini kapsayan 1.200 kilometrelik "Lirhanda Koridoru" üzerinde 5,28 milyar dolar değerinde yeni bir rezerv keşfettiğini duyurmuştu.

İngiliz menşeli Shanta Gold şirketi, söz konusu bölgedeki yüksek tenörlü cevheri işlemek amacıyla 2026 yılı itibarıyla maden ve işleme tesisi kurmak için 208 milyon dolarlık bir yatırım yapmayı planlıyor. Bölgedeki maden kaynakları, Afrika’nın en büyük potansiyel rezervlerinden biri olarak değerlendirildi.