Altın peş peşe rekorlar kırarken, bakır da son yılların en sert yükselişlerinden birine imza atıyor. Davos Zirvesi’nde yapılan açıklamalar, değerli metal piyasalarında dalgalanmayı artırmış durumda. Bu gelişmelerin ardından altın, gümüş, dolar ve Euro’da nasıl bir seyir izleneceği merak edilirken, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, katıldığı bir televizyon programında piyasalara ilişkin dikkat çekici analizlerde bulundu.

Şener, Trump’ın Davos’taki mesajları sonrasında altın fiyatlarında kısa süreli bir geri çekilme yaşandığını ifade ederek, "Ancak 2024 yılında başlayan ralli, 2025’te de devam etti ve 2026 yılında da sürüyor. Bunun temel nedeni küresel gerginlikler. Trump’ın uluslararası kuralların dışına çıkarak hareket etmesi, dünya ekonomilerinde ciddi bir tedirginlik oluşturuyor" dedi. Bu ortamın ülkeleri yeni arayışlara ittiğini belirten Şener, altının bu süreçte en güçlü alternatiflerden biri olarak öne çıktığını vurguladı.
Küresel ölçekte yeni ekonomik arayışların hız kazandığını dile getiren Şener, "Ekonomiler yeni arayışlar içinde. Özellikle Çin, altın rezervlerini artırıyor. Aynı zamanda ABD’nin ödeme sistemi olan SWIFT’e alternatif sistemler düşünülüyor" sözleriyle yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Bu belirsizliklerin, ekonomi gündeminde yeni başlıkları öne çıkardığını söyledi.
Şener’e göre artan belirsizlik ortamı emtia piyasalarını doğrudan etkiliyor. Şener, yaşananları "Tedirginliğin arttığı ekonomilerde altın, gümüş ve bakır gibi emtialar yükseliş eğilimi gösteriyor. Bu alternatif arayışlar, bir yandan da merkez bankalarının rezervlerini altınla güçlendirmesini beraberinde getiriyor" sözleriyle değerlendirdi.
ALTIN FİYATINI UÇURAN HAMLE
Birçok ülkenin rezerv politikasını gözden geçirdiğini ifade eden Şener, Çin, Rusya ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başta olmak üzere pek çok ülkenin rezervlerini çeşitlendirdiğini ve artırdığını, bunun da kıymetli metallerde yukarı yönlü bir hareketi tetiklediğini söyledi.
Piyasaların zaman zaman sakinleştiğini ancak bunun kalıcı olmayabileceğini belirten Şener, "Dün olduğu gibi Trump’ın mesajları ve Avrupa Birliği’nden gelen açıklamalar zaman zaman piyasaları yatıştırıyor. Ancak önümüzdeki dönemde Trump’ın kararlı ve sert tutumunun, piyasalardaki hareketliliği yeniden hızlandıracak" diyerek yatırımcıları uyardı.
Trump’ın ABD Merkez Bankası’na (FED) yönelik açıklamalarını da değerlendiren Şener, "ABD’nin küresel çapta en düşük faize sahip ülkelerden biri olması gerektiğini savunuyor ve faizlerin yüzde 2,5 seviyesine kadar çekilmesini istiyor. Bu indirimin hızlı bir şekilde gerçekleşmesini, vatandaşların daha uygun koşullarda ev ve araba alabilmesini savunuyor. Bu beklentiler de kıymetli metalleri destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Altında daha önce aşılamaz görülen seviyelerin geride bırakıldığını hatırlatan Şener, "Aralık ayında en fazla 4.800–5.000 dolar seviyeleri konuşulurken, henüz üç hafta geçmeden ocak ayı itibarıyla 4.850 dolar seviyesinin üzerine çıkıldı. Bu seviyeler oldukça hızlı aşılıyor. Eğer küresel gerginlikler devam eder ve FED Başkanı’nda bir değişiklik gündeme gelirse, kısa vadede 4.900 dolar seviyesini, ardından mart ayına kadar 5.000 dolar seviyesini görmek mümkün olabilir" dedi.
YATIRIMCILARA 'GRAM ALTIN' UYARISI
Bu küresel gelişmelerin gram altın fiyatlarını da doğrudan etkilediğini belirten Şener, "Kurda bir stabilizasyon olsa bile, bu yükseliş gram altına yansıyor. Ancak bu tür sert hareketlerin yaşandığı dönemler oldukça risklidir. Yükseliş ne kadar hızlı ve yüksek olursa, olası bir düşüş de o kadar riskli olabilir" sözleriyle yatırımcıların temkinli olması gerektiğini vurguladı.