402 sanıklı İBB davasının ikinci duruşması dün Silivri’de devam etti. 4 bin sayfalık iddianamenin özetinin okunması tam 32 dakika sürdü. İk güne mahkeme başkanıyla yaşanan gerilim damga vurmuştu, tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu ikinci gün söz aldı. İmamoğlu sözlerine şöyle başladı:

ADİL YARGILANMA HAKKIM 

“Siyasi kararla, siyasi bir görevden, o başsavcı görünümlü siyasetçi İstanbul’a gelmiş, görevini tamamlamış... Bu operasyon, bu iş başından beri siyasidir. ‘Duruşma Televizyondan canlı yayınlansın’ dediğimizde devletin en başındakinden, İstanbul’daki başsavcı görünümlü siyasetçiye kadar ‘tabii yayınlayalım’ dediği yerde mesele; etrafta jammerların gezdiği, bu haldeki duruma geldi. Bu gerginlikle bu süreç yürütülemez. Adil yargılanma benim hakkımdır.

HASTANEDEN ÇIKAN VAR

Ne için burada olduğunu bilmeyen onlarca arkadaşımız var. Şu anda dizini bükemeyip yürüyemeyen, daha dün ameliyathaneden çıkmış insan var. Bu insan evine gitsin; en azından evinde tutulmasının ne sakıncası var? Kimin kimi neyle test ediyorsunuz? Bu olmaz. Adı iftiranamedir. Baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Buraya geliş amacım kürsüyü işgal etmek değil. Biz nezaketli insanlarız. Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım.

BASKI ALTINDA SİSTEM

Buradaki sistemin, o ‘iddia makamı’ denen ve yok hükmündeki o iddiaları yazan, iftiranamenin altına imza atan kişilerin bağlı olduğu sistem ‘kişi kendinden bilir işi’ misali hareket etmiştir. Kendileri ne yaptıysa, onu tarif etmişler. Onlar da bakmış, ona göre sözüm ona bir iddianame yazmışlar; ama bunun adı iftiranamedir. Bu iftiraname üzerinden, o 15-20 yıllık belediyecilik döneminde ne yapmışlarsa, hepsini Ekrem İmamoğlu’na mal etmişler. Bakmışlar bir şey yok. Evet, bir şey yok ama buna rağmen bunu yapmışlar. Ve o iftiraname üzerinden, baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız.

Bakın bayram geliyor. Bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanları tutuksuz yargılayın. Anneler, çocuklarıyla buluşsun. Çocuklar, evlerine gitsin. İnsanlar, hasta. Gitsin, tedavilerini yaptırsın, duruşmalara gelsin. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı sizin takdirinize sunuyorum.”

‘Mega salon bitmez’

Ekrem İmamoğlu, Silivri’de yapılan mega duruşma salonuna da değindi ve şunları söyledi:

“Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi... Neymiş.? Adliye binası yapıyormuş yan tarafta, bir milyar liraya, bir buçuk milyara. Bitmez. Sene sonu bitmez. Müteahhitlik meraklısı.”

‘Güven duymalıyım’

“120 arkadaşım savunma yapacak. Burada savunma sıralamasının da tutarsız olduğunu düşünüyorum. Bırakın Ekrem İmamoğlu’nu ilk dinlemeyi, son dinlemeyi arada bile dinlemeniz gerekir. Ekrem İmamoğlu olarak çoklu savunma hakkım olduğunu düşünüyorum. Ben güven duymak istiyorum. Onun için konuşma talebi yaptım.”

‘Ben dertliyim’

“Benim burada camide miting yapanlar gibi miting yapacak halim yok. Ben dertliyim 3 bin yılla yargılanıyorum. Seçimi iptal eden anlayıştan tutuklama anlayışına geldik. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayalım demiş. Başsavcı görünümlü siyasetçi bakan yardımcılığından İstanbul’a gelmiş, bu başlayan operasyonun sonunda başarılı olursan bakan olursun denilen kişi bakan olmuştur.”

İKİNCİ GÜNDE DE HAKİMLE GERGİN DİYALOGLAR

‘Ağzımı bantla mı kapatacaksınız?’

Kürsüye gelmesin diye İmamoğlu’nun önüne sandalye konuldu 
İmamoğlu: Kimin önünü kesiyorsunuz. Ayaktayım!

Duruşma dün de gergin geçti ve sandalye krizi yaşandı. Jandarma İmamoğlu’nun önüne kürsüye gitmemesi için sandalye koydu. İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım. Oturmuyorum” dedi. Ardından İmamoğlu arkadaşlarına döndü ve bütün tutuklular ayağa kalktı. Bu sırada şu konuşmalar yaşandı:
Hakim: Sanıklar yerlerine otursun.
İmamoğlu: Bu sandalye kalkacak ondan sonra herkes yerine oturacak. (Tutuklular oturmuyor.) Ağzıma bant mı vuracaksınız? Hakim bey buraya bunu yapmanız yüz karasıdır.  
Hakim: O sizin takdiriniz
İmamoğlu: Kimden talimat aldınız? 
Hakim: Biz kimseden talimat almıyoruz. 
İmamoğlu: Benden mi korkuyorsunuz? Seni korumaya geldim. 
Hakim: Senden korkmuyorum, korumanıza da ihtiyacımız yok.

KİMDEN TALİMAT ALDINIZ?

İmamoğlu: Neden korkuyorsun? 
Hakim: “Ben böyle bir düzen belirledim.”
İmamoğlu: “Yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır. Alnınıza yapıştı. Kimden talimat aldınız?”
Hakim: “Kimseden talimat almadık.”
İmamoğlu: “Benden korkmayın. Ben seni korumaya geldim.” 
Hakim: “Bizim kimseden korktuğumuz yok. Korumanıza ihtiyacımız yok. Dünden beri sizin yüzünüzden yargılama yapamıyoruz.”
(Avukatlar bağırmaya başladı)
Başkan: Neden bağırıyorsunuz?
Bu diyalogların yaşandığı esnada Ekrem İmamoğlu’nu jandarma ablukaya aldı. İmamoğlu oturmamakta ısrar ederken, Hakim geri adım attı. Jandarma ablukası ve sandalye kalktı. İmamoğlu, ayaktaki arkadaşlarına ‘oturun’ dedi. Duruşmaya geçildi

NE SÖYLEYEYİM?

Sabah saatlerinde duruşmaya gelen, Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu’na “Bir şeyler söylemek ister misiniz?” diye soruldu. Hasan İmamoğlu “Ne söyleyeyim?” cevabını verdi. 

Avukatlar salonun önünde 2 saat bekledi

Avukatlar salon önünde uzun süre beklemelerine ve kimlik tespiti yapılmasına tepki gösterdi. İki saat bekletilen avukatlar “Savunma susamadı susmayacak”, “Aç, aç, aç” sloganları atıp kapıya vurdu.  

İmamoğlu 105. sırada savunma yapacak

Duruşmanın ikinci gününde ilk savunmayı eski CHP milletvekili aykut Erdoğdu yaptı. Erdoğdu’nun savunmasının ardından tamamlanan duruşma bugün devam ediyor. 107 kişilik sanık listesinin 103. sırasında Murat Ongun, 105. sırasında Ekrem İmamoğlu, son sırada ise Fatih Keleş yer alıyor. 

Savcılık görüntülere soruşturma açtı

Duruşma salonundan görüntülerin sızdırılması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca TCK 286 kapsamında resen soruşturma başlatıldığı açıklandı. Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi, “Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içeriyor.

Kaboğlu: İçişleri Bakanlığı ne yapıyor?

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, iddianame özetine ilişkin, “Varsayalım ki iddiaların bir kısmı doğru. Peki İçişleri Bakanlığı ne yapıyordu? Müfettişleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni hiç denetlemedi mi?” diye sordu.  Kaboğlu “Bu nedenle bu dava aynı zamanda İçişleri Bakanlığı’na yönelen bir dava ve bu dava bütün Türkiye Cumhuriyeti’ni ilgilendiren bir dava” dedi.

2. GÜNDEN NOTLAR

Salona girerken kadın sanıklara alkış

-Tutuklu kadın sanıklar, duruşma salonuna beraber getirildi. Salona girdiklerinde çok büyük alkış aldı. 
-İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, salona geldiğinde bütün avukatlar ayağa kalktı ve alkışladı
-İBB Spor AŞ Başkanı Fatih Keleş’in, oğlu Mustafa Keleş, kardeşi Zafer Keleş ve yeğeni Murat Keleş de tutuklu. Baba ve oğulları salonda yan yana oturdu. Birbirlerine sarıldı ve hasret giderdi. 
-Ekrem İmamoğlu’nun protokol koruması Mustafa Akın, Ekrem İmamoğlu’nu salonda da takip etmeye devam ediyor. Davanın itirafçılarından Ertan Yıldız, duruşmaya iki gündür katılmadı.

Ara karar Nisan sonu

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme heyeti, ilk celsenin cuma günleri ve haftasonları hariç 45 gün kesintisiz sürmesini planlıyor. Duruşmaların her gün saat 10.00’da başlaması ve 17.00’de bitmesi öngörülüyor. Buna göre, her tutuklu sanığın ardından avukatları da savunma yapacak. Gelecek hafta arefe gününe kadar (19 Mart) duruşmalar devam edecek. Nisan sonunda bir ara karar verilerek tutukluluk değerlendirmesi yapılacak.

Uzaktaki sanıklar Silivri’ye yerleşti

Duruşma için İBB sanıkları bulundukları cezaevlerinden İstanbul’a getirildiler ve Silivri Cezaevi’ne yerleştirildiler. Çorlu’daki Murat Ongun, Hüseyin Köksal, Mehmet Pehlivan, Elçin Karaoğlu, 47 kilometre (yaklaşık 1.5 saat), Tekirdağ’daki Nihat Sütlaş, Adem Soytekin (İtirafçı) Tuncay Yılmaz, Fatih Özçelik ve Gökhan Köseoğlu 72 kilometre, her gün bulundukları cezaevinden Silivri’ye git-gel yapıyor.

Milletvekilinin iddiası: Usul hatası var

SÖZCÜ TV’de Senem Toluay Ilgaz’ın Silivri’den yaptığı canlı yayına katılan CHP’li Gül Çiftçi, duruşmanın ikinci gününün usul hatasıyla başladığını söyledi.

Çiftçi şöyle konuştu: “Bugün ikinci günü duruşmanın. Kimlik tespiti bile yapılmadı, usul hataları oluyor. Hukukta en temel ilkedir. İlk hukuk fakültesine girdiğiniz gün öğretilir bu temel ilke. Usul esastan önce gelir derler. Ancak burada esasa geçemeden dünya kadar hata oldu. Bu İddianameyi özetliyor. Halbuki kimlik tespiti yapması lazım. Önce kimlik tespiti yapmadan iddianameyi özetliyor.”