“40 YILLIK TERÖRLE MÜCADELEDE HARCANAN PARA 2 TRİLYON DOLAR

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, terörün yalnızca bir parti meselesi değil, tüm ülkeyi ilgilendiren ortak bir sorun olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi;

Yaklaşık 40 yıllık terörle mücadelede kamu bütçesinden harcanan para 2 trilyon dolar. Yani bugün bizim iç ve dış borcumuz, özel sektör ve kamu borcumuz 550 milyar dolar ama teröre harcadığımız para 2 trilyon dolar. Ayrıca yanlış güvenlik politikalarından kaynaklı bölgede birçok mağduriyetler de yaşandı. Özellikle köy boşaltmaları, köylerin isimlerinin değiştirilmesi, faili meçhul cinayetler, yargısız infazlar gibi birçok bölgede olumsuzluklar yaşandı ve yine PKK terör örgütünün eylemlerinden kaynaklı bölgede birçok güvenlik görevlimiz, sağlık memurlarımız, öğretmenlerimiz, sivil halkımız katledildiler. Yani her anlamda devlet bu konuda zarar görmüş, vatandaşlarımız mağdur olmuş bir süreci yaşadık ve her parti kendi bakış açısına göre terörle mücadeleyle ilgili bir politika oluşturdu. Bu süreç içerisinde 8 Cumhurbaşkanı değişti, 21 Başbakan değişti, Genelkurmay Başkanları değişti, İçişleri Bakanları değişti ama geldiğimiz noktada yine bu süreç Türkiye'nin öncelikli konularından biri hâline geldi. Burada benim anlatmak istediğim, özellikle Sayın Devlet Bahçeli'nin gündeme getirdikten sonra Türkiye'de bu süreçle ilgili yeni gelişmeler var ve bu gelişmeler doğrultusunda bunun yalnızca Cumhur İttifakı'nın bir politikası değil bir devlet politikasına dönüşmesi yönünde ve Parlamentonun bu sürecin içerisinde olması yönünde bir kanaatimi, düşüncemi de sizlerle paylaşmak isterim. Çünkü siyasi partiler devlet değildir, siyasi partiler hükûmet olurlar ama Parlamentonun iradesi bir devletin iradesidir. Bu anlamda, bu süreçle ilgili parlamentonun iradesi önemlidir ve önemsenmesi gerekir.”

“ÖNDER APO” METHİYELERE TEPKİ

Barışa giden yolda, toplumun hassasiyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyleyen Erol, özellikle son dönemde bazı kesimlerin terörist başı Abdullah Öcalan’a yönelik övgü dolu ifadelerinden rahatsız olduğunu ifade etti. Erol, "Artık akan kan dursun" mesajını verdi. Ancak sürecin toplumun hassasiyetleri gözetilerek yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Erol, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a atıfla yapılan "önder Apo" söylemlerine sert tepki gösterdi: “O benim için dün de çocuk katiliydi, bugün de öyle, yarın da öyle kalacak. Bu tavrım sürece karşı olduğum anlamına gelmez ama bu söylemler kabul edilemez” dedi.

TARİHİ MİRAS VURGUSU

Konuşmasının sonunda ailesinin tarihi bir mirasa sahip olduğunu hatırlatan Erol, dedesi Diyap Ağa’nın TBMM’nin ilk üyelerinden biri olduğunu belirterek, onun Lozan sürecinde yaptığı "Kürt-Türk ayrımı yoktur, biz kardeşiz" vurgulu konuşmasını hatırlattı. “Yüz yıl önce Meclis kürsüsünde yapılan bu konuşma, bugün hâlâ güncelliğini koruyor. Bu sorunun çözüm yeri Meclis’tir” ifadelerini kullandı.