Yerel ve bölgesel düzeyde özgür ve adil seçimlerin demokrasinin temeli olduğunu vurgulayan Gümüş, seçimlerin halk iradesine saygının en önemli göstergesi olduğunu söyledi.
 
Kongre Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Avrupa’nın karşı karşıya olduğu ekonomik dayanıklılık, göç, iklim değişikliği ve bölgesel güvenlik gibi ortak sorunların konuşulması gerektiğini belirten Gümüş, buna karşın bugün demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü savunmak zorunda kalındığını ifade etti.
 
Türkiye’de birçok seçilmiş yerel yöneticinin yargı süreçleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Gümüş, şu ifadeleri kullandı:
 
“Burada, bu salonda demokratik platformlardan özgürce konuşabiliyoruz. Ancak Türkiye’de birçok belediye başkanı artık belediye meclis salonlarından değil, sanık kürsülerinden konuşuyor.”
 
Cumhurbaşkanı adayının ve birçok seçilmiş siyasetçinin cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Gümüş, demokrasinin tüm adayların eşit koşullarda yarışmasını gerektirdiğini belirtti.
 
Gümüş konuşmasında ayrıca çifte standart eleştirisinde bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
 
“Bütün adayların eşit olduğu ancak bazılarının diğerlerinden daha eşit olduğu bir anlayıştan uzaklaşmamız gerekir. Bir belediye başkanının eleştirilirken diğerinin siyasi tercihler nedeniyle korunabildiği çifte standartlardan da uzaklaşılmalıdır.”
 
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin saygınlığını korumanın önemine vurgu yapan Gümüş, demokrasiyi savunmanın ulusal çıkar doğrultusunda bir sorumluluk olduğunu söyledi.
 
“Demokrasiyi korumak barışı korumaktır”
 
Gümüş, Kongre’de yaptığı bir diğer konuşmada ise Avrupa’nın demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde inşa edilen siyasi düzenine dikkat çekti.
 
Avrupa’nın tarih boyunca otoriter eğilimler ve savaşlar karşısında ağır bedeller ödediğini hatırlatan Gümüş, demokrasi ve uluslararası hukukun korunmasının yalnızca değerler meselesi değil aynı zamanda barışın korunması açısından da kritik olduğunu ifade etti.
 
Avrupa’nın yakın tarihindeki önemli kırılma noktalarına değinen Gümüş, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
“1930’larda Avrupa, otoriter rejimlerin yükselişine karşı yeterince güçlü bir tepki veremedi ve bunun sonucu 1939’da İkinci Dünya Savaşı’nın trajedisi oldu.”
 
Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Gümüş, 2023’te Gazze’de yaşanan savaşın ve günümüzde bölgede artan gerilimlerin bölgesel krizlerin ne kadar hızlı şekilde küresel istikrarsızlığa dönüşebildiğini gösterdiğini söyledi.
 
Demokrasinin, uluslararası hukukun ve kurumsal sorumluluğun kendiliğinden varlığını sürdüremeyeceğini vurgulayan Gümüş, Avrupa’nın kendi değerleri konusunda tutarlı olması gerektiğini belirtti.
 
“Bugün demokrasiyi korumak, yarının barışını ve istikrarını korumak anlamına gelir” diyen Gümüş, konuşmasını bu mesajla tamamladı.
 
2026 yılının başında Avrupa Konseyi Portekiz Raportörü olarak görevlendirilen Gümüş, kongrenin yeni döneminde CHP’nin de üyesi olduğu Sosyalistler, Yeşiller ve İlerici Demokratlar Grubu’nun Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.