Paylaşılan verilerde, kum tabakasının derinliklerinde binlerce yıldır izole şekilde varlığını sürdüren devasa bir su ekosistemi bulunduğu ifade edildi. Uzmanlar, rezervin yalnızca Afrika için değil, küresel su krizi açısından da tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıdığını vurguladı.
UYDU TARAMALARI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Gelişmiş radar ve yeraltı görüntüleme teknolojileriyle yapılan analizlerde, Sahra’nın altında dünyanın bilinen en büyük akiferlerinden daha geniş bir tatlı su kütlesi belirlendi. Havzanın, Avrupa kıtasının büyük bir bölümünü tek başına besleyebilecek hacimde olduğu kaydedildi.
Bilim insanları, bu keşfin çöl coğrafyasının stratejik değerini bir anda üst seviyeye taşıdığını belirtti.
TARIM VE GIDA DENGELERİ DEĞİŞEBİLİR
Rezervin kontrollü şekilde kullanılması halinde Afrika genelinde büyük ölçekli bir tarımsal dönüşüm yaşanabileceği aktarıldı. Uzman değerlendirmelerinde, Sahra’nın bazı bölgelerinin uzun vadede verimli tarım alanlarına dönüşebileceği ifade edildi.
İlk analizlerde suyun kimyasal yapısının içme suyu standartlarına oldukça yakın olduğu ve arıtma maliyetlerinin düşük seviyede kalabileceği belirtildi.
JEOPOLİTİK HESAPLAR YENİDEN YAPILIYOR
Dev rezervin hangi ülkelerin sınırları altında kaldığı ve kullanım hakkının nasıl paylaşılacağı konusu, uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı. Diplomatik çevrelerde, Sahra altı ülkeleri ile küresel güçler arasında yeni su anlaşmalarının kaçınılmaz olduğu dile getirildi.
Uzmanlar, kaynağın sürdürülebilir biçimde yönetilmesi durumunda küresel su stresinin ciddi ölçüde azalabileceğini vurguladı.