DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın katıldığı bir televizyon programında "Bu işin bir de Irak ayağı var. Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var" dediğini hatırlatan Bakırhan şunları kaydetti:

"Bu beyanat nedeniyle Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi hem Irak Dışişleri Bakanlığına hem de Haşdi Şabi Başkanlık Ofisine çağrıldı; “diplomatik normlara uyulması” ikazı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Irak Başbakanı Sudani’yi aramak zorunda kaldı.

İran’da yeni savaş senaryolarının açıkça konuşulduğu, Irak üzerinden hesaplaşıldığı bir dönemde Sayın Bakanın bu sözlerinin arka planına bakmak gerekiyor. Orta Doğu’nun yeni düğümü Irak’ta atılmak isteniyor. “Yeni düzen” tartışmalarında egemenlik vurgusu öne çıkarılıyor. Bu egemenlik, Şii–Sünni bloklaşmaları üzerinden kuruluyor.

Ancak uyarıyoruz: Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer. Irak’taki hareketlenme, Suriye’den İran’a, Yemen’den Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyayı etkiler.

Peki, böyle bir ortamda Türkiye nasıl bir pozisyon almalı? Türkiye, etnik ve inançsal fay hatlarını tetikleyen senaryolardan uzak durmalı. Özellikle Kürtleri bahane ederek Şengal’e, Mahmur’a, Erbil’e yeni tehditler savurmak doğru bir tutum değildir.

Sayın Fidan’a açıkça soruyoruz: Şengal’de, Maxmur’da ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde yeni hesaplar mı devreye sokmak istiyorsunuz? Eğer böyleyse bu yaklaşım hem barış sürecine hem de 86 milyonun geleceğine karşı yapılan en büyük yanlış olur.

Aksine yapılması gereken, Kürtlerle stratejik ve tarihi ittifaklar kurmaktır. Birlikte büyümektir.

Bu konuda somut bir teklifimiz var: Emperyalist kışkırtmalara ve savaş planlarına karşı Demokratik Orta Doğu Birliği’ni öneriyoruz.

Orta Doğu, 27 yıl önce bir kez daha kaosun merkezi haline getirilmek istendi."

DEM Parti İmralı Heyeti'nin terörist elebaşı Abdullah Öcalan ile dün görüştüğünü hatırlatan Bakırhan "Sayın Öcalan, “Süreçte demokratik entegrasyon aşamasına geçiyoruz” diyerek çok tarihi bir tespitte bulunmuş. Diyor ki Sayın Öcalan: “Günü değil tarihi kurtarmaktan söz ediyoruz, bu da Kürtsüz olmaz”…

Biz de tam olarak bundan bahsediyoruz. Mesele bugün değil; tarihi kurtarmak, geleceği doğru temeller üzerine kurmaktır" diye konuştu.

LİDERLER ZİRVESİ ÇAĞRISI

Bakırhan şöyle devam etti:

"Şimdi çok önemli bir çağrı yapmak istiyorum. 100 yıllık bir meseleyi tartışırken, bütün siyasi parti liderlerini bir zirvede beraber olmaya çağırıyoruz. Artık ayrımızı, gayrımızı bir tarafa bırakalım. Türkiye’nin iyiliği ve barışı için siyasi liderler olarak bir araya gelelim, çözümü konuşalım.

Bu sebeple buradan açık bir çağrı yapıyoruz: Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin temel ve köklü sorunlarını çözmek için Sayın Cumhurbaşkanı’nın ev sahipliğinde “Liderler Zirvesi” toplanmalıdır. Artık Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ertelenemez; önüne başka gündemler konamaz, gündelik siyasetin malzemesi yapılamaz.

Hiçbir siyasi liderin bu sorumluluktan kaçma lüksü yoktur. Bu sebeple, geleceği birlikte yazacak bir zemini var etmek için tüm liderlerin dahil olduğu Liderler Zirvesi’ni gerçekleştirelim. Liderler Zirvesi ile çözümün siyasal iradesini pekiştirelim."