Ülkemizde bütün kıyı ve sahil şeritleri herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Yani tüm deniz ve göl sahilleri ücretsiz ve halkındır.

Yasalar böyle diyor. Fakat...

Türkiye’de ne yazık ki yasa-masa yok!

Gerçi raflarda yüzlerce yasa var ama ne yazık ki, halk yararına olanlar uygulanmıyor.

İşlemeyen yasalar, yok hükmündedir!

★★★

Mesela Bodrum... Bakıyorum da, kıyılar babalarının malıymış gibi oteller ve lokantalar tarafından işgal edilmiş...

Yüzlerce, binlerce şezlong sahillere yerleştirilmiş ve deniz kıyıları parası olmayan halka kapatılmış... Paran varsa, kıyıların ve şezlongların efendisisin... Parayı veren düdüğü çalıyor!

Peki, Anayasa ve yasalar ne oluyor?

Hani sahiller halkındı?

Yasaları takan mı var?

Utanmazca bir işgal bu!

Halk savunmasız ve yalnız!

Kıyılarda yer alan oteller ve restoranlar, halka açık olması gereken plajlara şezlong ve şemsiye atarak vatandaştan çeşitli miktarda paralar talep ediyor.

Kişi başına 300 liradan başlayan fiyatlar 700 liraya, 1000 liraya kadar çıkıyor. “Beach” adı verilen plajlardaki özel locaların 8 bin, 10 bin, hatta 20 bin lira gibi ücretlerle kiralandığı haberleri geliyor.

Bunlara karşı devlet ne yapıyor?

Vali, Kaymakam, Belediye Başkanı neden duyarsız?

Devlet oralardan işgaliye parası alıyor.

Değer mi sahilleri kapatıp halkın anayasal hakkını gasp etmeye?

Anayasa ve Kıyı Kanunu, iktidarı da, muhalefet belediyelerini de ırgalamıyor. Onlar için önemli olan kıyılardaki işletmecilerden para kazanmak!

★★★

Türkiye’de 508 plaj MAVİ Bayraklı... Yani uluslararası kriterlere göre suları tertemiz. Fakat...

Yasaların açık hükmüne rağmen, halk bu plajlardan 418’ine para ödeyerek girebiliyor. Sadece 90 plaj ücretsiz. Yakında onlar da gasp edilebilir!

Plajlar artık kâr kapısı...

Ezilen halkımız “Zararın neresinden dönülse kârdır” diyerek, hiç değilse bundan sonra oylarını doğru kullanmalı!

Kanunları takan yok ki!


Halka ait sahillerin özel işletmeler tarafından halka kapatılması, hem Anayasa’yı, hem de Kıyı Kanunu’nu çiğniyor.

Başta Bodrum olmak üzere Ege ve Akdeniz bölgelerinin en güzel plajları işgal altında...

Oysa, Anayasa’nın ve Kıyı Kanunu’nun  bu konudaki hükümleri şöyle:

Anayasa madde 43:

“Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle KAMU YARARI gözetilir.”

3621 sayılı Kıyı Kanunu Madde 5:

“Kıyılar herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle KAMU YARARI gözetilir. Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz, duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.”

Yasalar böyle diyor ama burası Türkiye... Yasa yok tasa var! Kıyılarda kamu yararı gözetilirmiş, halk sahillerden serbestçe faydalanırmış! Hadi canım sende... İşgale izin veren devletin kendisi!

TEBESSÜM

Temel usulü tedavi!


Temel ruh doktoru olup bir hastanede göreve başlamış.

Yakınları “Nasıl tedavi ediyorsun hastaları?” diye sorunca anlatmış:

“Hasta eğer alkol alıyorsa yasak ediyor ‘Bir daha sakın içme!’ diye ihtar ediyorum”

“Ya alkol almıyorsa?”

“O zaman ‘Hemen alkole başla!’ diyorum”

“Tıpta böyle bir tedavi şekli yok ki!”

“Yok ama ben yaptım oldu. Benim halkım ters! Başka türlü tedavi olmuyorlar!”

GÜNÜN SÖZÜ


Affetmek ve unutmak sadece iyi insanların intikamıdır!