Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), bugünkü toplantısı sonrasında faiz kararını açıkladı.

Piyasada ortalama beklenti, bugün faizin 250 baz puan artırılacağı yönündeydi.

Merkez Bankası'nın (TCMB) bugünkü toplantıda politika faizini beklenilere parelel olarak yüzde 42,5'ten yüzde 45'e yükseltmesi sonrası ekonomistlerden ilk değerlendirmeler gelmeye başladı.

2023 Mayıs seçimlerinin ardından TCMB, haziranda 650 baz puan, temmuzda 250 baz puan, ağustosta 750 baz puan, eylül, ekim ve kasımda 500'er baz puan ve aralık ayında 250 baz puan olmak üzere 7 toplantıda toplam 3 bin 400 baz puan faiz artırmıştı.

'MERKEZ NEOLİBERAL DURUŞ SERGİLİYOR'

Ekonomistlerin 2024'ün ilk faiz kararına ilişkin sosyal medya platformu X'ten değerlendirmelerde bulundu.

PPK metnini paylaşan İktisatçı Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, metinde istihdam ve büyümeye yer vermediğini belirterek Merkez'in neoliberal bir duruş sergilediğini söyledi. Kozanoğlu paylaşımında şunları kaydetti:

"TCMB politika faizini yüzde 45’e çıkardı. Burada duracağım diyor. Enflasyon düşürülemezse tekrar faiz artırabileceğini ima ediyor. Faizi indirmekten hiç söz etmiyor. Büyüme ve istihdam konularına hiç girmeyen tam bir “neoliberal” duruş sergiliyor. "

Ekonomist Tunç Şatıroğlu ise Merkez Bankası'nı faiz kararını paylaşarak "Geçmiş olsun. Enflasyon lobisi kazandı" ifadelerine yer verdi.

Prof. Dr. Cem Başlevent, faiz kararına ilişkin yaptığı açıklamada "Daha önceki açıklamalarla tutarlı olması bakımından bugün 250 puan artırım yapması normal fakat parasal sıkılaştırmanın sonuna geldik ibaresi özellikle önümüzdeki iki ayda enflasyon oranları açıklandıktan sonra zorlayıcı olabilir" dedi.

Karar metninde bahsedilen miktarsal sıkılaşmanın ne kadar güçlü olacağını da görmek gerektiğini belirten Başlevent, "Enflasyonla mücadele için bu taraf da önem taşıyor. Kredi kartı faizlerindeki üst limitin artırılıp artırmayacağını ve taksit sayılarında bir azalma olup olmayacağını da önümüzdeki bir iki gün içinde göreceğiz. Bakalım seçim öncesinde, tüketicilerinin hoşuna gitmeyecek kararlar alınabilecek mi" ifadelerine yer verdi.

'ZİRVEYE ULAŞILDI, EN AZ 6 AY KORUNMALI'

Ekonomist Murat Kubilay bugünkü faiz kararıyla politika faizinde zirveye ulaşıldığını ve bu seviyenin en az 6 ay tavizsiz götürülmesinin gerektiğini kaydetti.

Kubilay paylaşımının tamamında şu ifadelere yer verdi:

"Politika faizi zirve noktasına ulaştı. Bileşik getiriyle yüzde 57'ye kadar çıkıyor. Swaplarda da aynı düzeye çekilir ve piyasa likiditesi az daha sıkıştırılırsa yapılabileceğin azamisi yapılmış olur. Bunlar iyi haberler.

Kötü haberlerse bu düzeyi en az 6 ay tavizsiz götürülmesinin gerekmesi. Hatta sınırlı gevşetmelerle asgari 24 ay diyelim. Faiz oranlarının reel ekonomiye olan asıl etkisini seçimlerden sonraki 6 aydan itibaren göreceğiz. İşte o zaman uçuruma ramak kala faiz artırmanın işin kolayı olduğunu, o faizle uzun süre yaşama gerçeğiyle yüzleşmeninse asıl mesele olduğunu hep beraber göreceğiz.

Artık herkesin bildiği üzere, sadece faiz oranlarıyla ekonomiler düzelmiyor ama burada hata yapıldığında büyük sarsıntılar yaşanıyor. Hikayenin geri kalanını birlikte izleyeceğiz. Ama birçoğumuz az çok ne olacağını şimdiden biliyoruz. Özellikle döviz kuru ve faiz oranı arasında sıkışıp ekonomi iyice yavaşlayıp batık kredilerle işsizlik ana gündem olunca; işte o zaman şu andaki ekonomi yönetiminin yetki ve hünerini göreceğiz. Seçimler henüz ufukta görünmezken ve kutuplaşmanın sınırına vardığımızda ekonomiye dair yazılacak çok şey olacak."

'SÜRECİN TEHLİKEYE GİRMESİNE NEDEN OLABİLİR'

Ekonomist Özlem Derici Şengül ise PPK metnini paylşarak "TCMB 'gerekli sıkılık düzeyine ulaşıldı' dedi" ifadelerine yer verdi.

Şengül karardan önce yaptığı paylaşımda ise "Bugün Merkez Bankası'nın "en kısa zamanda" sözlü yönlendirmesini koruyup korumayacağı veya ne şekilde değiştireceği, 2,5 puan artış yapması durumunda, karardan daha önemli olacak" demişti.

Şengül paylaşımının devamında şunları kaydetmişti:

"Enflasyon yüksek seyrederken, talebi henüz düşürememişken, bol likidite ortamı sürerken, tasarrufları artıracak şekilde parasal aktarım mekanizmasını çalıştıramamışken, kısaca politika adımlarının etkili olduğuna dair beklentilerdeki minik iyileşme dışında hiçbir sinyal almamışken parasal sıkılaştırmayı sonlandırıp sadece miktarsal sıkılaştırma üzerinden enflasyonla mücadele beklentilerin bozulmasına ve sürecin tehlikeye girmesine neden olabilir"

'ENFLASYON GELİŞMELERİ KRİTİK'

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cem Çakmaklı verilerin ekonominin beklenenden daha hızlı durguluğa girdiğine işaret ettiğini kaydetti.

Çakmalı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

Merkez Bankasi faizi yüzde 45'e çıkardı. Veriler gösteriyor ki, ekonomi beklenenden daha da hızlı durgunluğa girdi. Bu koşullarda daha fazla faiz artışı seçim öncesi imkansız.  

Benim çekincem Mart'a kadar olan gelişmelerin (seçim ekonomisi) durumu iyice bozması. Başta Ocak ayı olmak üzere artık yılın ilk üç ayı enflasyon gelişmeleri kritik.