Kış aylarının etkisini artırmasıyla birlikte birçok kişi özellikle el ve ayaklardaki üşümeden şikâyet ediyor. Soğuğa karşı hassasiyet kişiden kişiye değişse de, üşümenin ilk olarak el ve ayaklarda hissedilmesi tesadüf değil.
Uzmanlara göre bunun temel nedeni, parmakların vücudun ısı merkezi olarak kabul edilen karın bölgesine en uzak noktalar olması. Ayrıca el ve ayaklarda ısı üreten büyük kas gruplarının bulunmaması, bu bölgelerin daha hızlı soğumasına yol açıyor.

Ontario’daki Brock Üniversitesi’nde görev yapan araştırmacı Stephen Cheung, el ve ayakların geniş bir ısı kaybı yüzeyine sahip olduğunu belirterek, “Bu bölgelerde ısıyı içeride tutacak yalıtım çok az” değerlendirmesinde bulunuyor.
Soğuk havalarda vücut, hayati organları korumak için kanı kalp, beyin ve akciğerler gibi merkezlere yönlendiriyor. Bu sırada el ve ayaklardaki küçük damarlar daralıyor ve ısı kaybı artıyor. Uzmanlar bu durumu, vücudun “önce hayati organlar” refleksi olarak açıklıyor.

Ayak üşümesi; kansızlık, diyabet, tiroit tembelliği, dolaşım bozukluğu, stres, yüksek tansiyon ve bağışıklık sisteminin zayıflığı gibi nedenlerle daha belirgin hale gelebiliyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve zayıf bireylerde ise kas ve yağ dokusunun daha az olması nedeniyle bu durum daha sık görülüyor.
Aile hekimi uzmanı Dr. Neha Vyas, el ve ayaklardaki soğukluğun ani şekilde ortaya çıkması ya da zamanla artmasının bazı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tür şikâyetlerin kalıcı hale gelmesi durumunda mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğini vurguluyor.