Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörlüğünü yürüten, 19 Mart’tan bu yana İBB davası ve “siyasal casusluk” suçlamaları kapsamında tutuklu bulunan Necati Özkan, Kandıra F Tipi Cezaevi’ndeki tek kişilik hücresinden SÖZCÜ’nün sorularını yanıtladı.
ORDUDA 10 YIL
Hayatının 10 yılını orduda geçirdiğini hatırlatan Özkan şunları söyledi: “13 yaşımda askeri liseye girdim. Kara Harp Okulu’nu bitirerek subay oldum. 1984’te, 12 Eylül darbesini yapan generaller, içinde benim de olduğum 5 bin civarında askeri personeli ordudan attı. Emekli bir muvazzaf subayım; varımı yoğumu bu büyük millete, Cumhuriyet’e ve devlete borçluyum. Benim bu memlekete ve bu devlete zarar verebilecek en küçük bir eylem içinde bulunabileceğimi iddia etmek hadsizliktir, hakarettir” dedi.
Özkan, hakkındaki “casusluk” iddianamesini eleştirdi ve şöyle devam etti:
“Şapkadan çıkarılan casusluk meselesini anlamak kolay değil. İddianameyi okuyunca savcılığın da anlamadığı görülüyor. Hangi gizli bilgiyi kim temin etti belli değil. Kime verdiği belli değil. Hangi devlet lehine ‘casusluk’ eyleminin ifa edildiği belli değil. İBB çalışanının e-mail’i ve şifresinin gezdiği söyleniyor, ama o e-maillerin kimin tarafından, nereden bulunduğubelli değil. Tutarsız bir uydurma ve iftira metni bu.”
BİZE HİZMET SATTI
Casusluk soruşturması sanıklarından itirafçı Hüseyin Gün ile seçimden önce tanıştıklarını belirten Özkan, “Hizmet satmak için sunum yapıyor ve tüm ilişkimiz 2019 Eylül başında bitiyor. O dönemde günde 150-200 kişiyle görüşüyorum, bu da onlardan biri” dedi.

Necati Özkan, bu kareyi sosyal medya hesabından “Zaman nasıl su gibi akıp geçmiş. Harp Okulu’ndan mezun olup, kıtaya çıktığımız günlerden” diye paylaşmıştı.
Temelsiz ve çürük
Necati Özkan ayrıca “Ekim sonunda tutuklandığımızda, teknolojinin bilmediğim yol ve yöntemleriyle başıma hangi çoraplar örülüyor diye avukatlarımdan uzman mütalaası talep ettim. Darkweb’e sızdırıldığı iddia edilen e-posta adresleri ve şifrelerin, Ekrem İmamoğlu’ndan önceki dönemde sızdırıldığı; bu olayın tarafımla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı açıkça tespit edilmiştir. Mütalaa ile birlikte, hem mahkeme heyeti hem de tüm Türkiye kamuoyu, bu iddianamenin ne denli temelsiz ve çürük olduğunu görecek” diye konuştu.