Saygın bilimsel dergilerden Angewandte Chemie International Edition'da yayımlanan çalışmaya göre Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Guangzhou Enerji Dönüşümleri Enstitüsü ile Güney Çin Teknoloji Üniversitesi'nden bilim insanları, özellikle eski cep telefonları ve ev aletlerinin devre kartlarında bulunan altını geri kazanmayı hedefleyen yeni bir yöntem geliştirdi.
Araştırmacılara göre bu yöntem, piyasada kullanılan mevcut geri dönüşüm tekniklerine kıyasla yaklaşık üçte bir maliyetle çalışıyor. Ayrıca eski telefon işlemcileri baskılı devre kartlarından yüzde 98.2 oranında altın, yüzde 93.4 oranında da paladyum elde edilebiliyor.
HER YIL 2.6 MİLYON TON ARTIYOR
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre elektronik atık miktarı her yıl yaklaşık 2.6 milyon ton artıyor ve bu rakamın 2030 yılında 82 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bilgisayarlar, büyük ev aletleri, cep telefonları ve tıbbi cihazlar en yaygın elektronik atıklar arasında yer alıyor. Bu ürünler, az miktarda olsa da ekonomik değeri yüksek olan altın ve paladyum gibi metaller içeriyor.
GELENEKSEL YÖNTEMLERDEN FARKLI İŞLİYOR
Geleneksel geri dönüşüm yöntemlerinde sıklıkla siyanür gibi insan sağlığı ve çevre için tehlikeli kimyasallar kullanılıyor. Yeni geliştirilen teknik ise "otokatalitik liç" prensibine dayanıyor ve zararlı kimyasallar ya da harici katalizörler gerektirmiyor.
Yöntemde yalnızca potasyum peroksimonosülfat (PMS) ve potasyum klorür (KCl) çözeltisi kullanılıyor. Çözelti, altın veya paladyum yüzeyiyle temas ettiğinde, metalin kendisi katalizör görevi görüyor. Bu süreçte güçlü oksitleyiciler oluşuyor, metal parçalanıyor ve klorürler sayesinde çözünebiliyor. Ardından altın kolaylıkla ayrıştırılabiliyor.
10 KİLOGRAMDAN 1.6 GRAM ALTIN
Araştırmacılar, yalnızca 10 kilogram eski devre kartının geri dönüştürülmesiyle yaklaşık 1.4 gram altın elde edilebildiğini ve bunun maliyetinin yaklaşık 72 dolar olduğunu belirtiyor. Bu rakam, altının piyasa değerinin oldukça altında kalıyor.
Yeni yöntem ayrıca geleneksel tekniklere göre yüzde 62.5 daha az enerji tüketiyor, reaktif kullanımını ise yüzde 93'ten fazla azaltıyor. Süreçte çok daha az toksik atık oluşurken, elde edilen altının da yüksek saflıkta arıtılabildiği vurgulanıyor.