Ekonomi politikalarının ardından ev fiyatlarının geldiği noktaya karşın, eriyen ücretler, konut kredi faiz oranları ve kredi sınırlaması ile birleşince orta gelirlinin ev sahibi olma umudu başka bahara kaldı. Böylece konut satışlarında yatırımcının devreye girdiği 2025’te ilk ev sahipliği sorununun yine çözülmediği bir yıl oldu. Sektör temsilcileri lüks konut ve yatırım odaklı projelerde satışların sürdüğünü belirtirken, orta gelirli faiz oranlarının düşürülmesini ve alım fırsatlarının devreye alınmasını bekliyor. Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı Hakan Şişik, “2026’nın ilk çeyreğinden umutluyduk. Ancak İBB olayları, belediyelerin de mali sıkıntıları; özellikle ruhsat, iskan süreçlerinin uzamasına sebep oldu. Artık yılın ilk yarısından umutlu değiliz. Üçüncü çeyrek gibi toparlanma olursa, ikinci yarıya olumlu bakabiliriz” diye konuştu.
‘%2’NİN ALTINA İNMELİ’
“Bu enflasyonist durumdan çıkmadığımız sürece, vatandaşın gelir düzeyinin enflasyon ve artışlara oranla artmaması, maliyetlerin de yükselmesi ile konuta erişim kısıtlandı” ifadelerini kullanan Şişik, orta gelirlinin ev sahibi olabilmesi için 2026’da konut kredi faizlerinin yüzde 2’nın altına düşmesi gerektiğine işaret etti. Şişik, “Önümüzdeki süreci göremiyoruz, mesele bu. Konu doların 50 lira olması değil” diye konuştu.
İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli de “2025’in çok daha iyi geçmesini umuyorduk ama yılı başladığımız gibi bitiremedik. İç politika, yurt dışındaki gelişmeler bizi etkiledi. 2026’nın iyi geçmesi için mevduat faizleri düşmeli. Mevduatı yenemiyoruz, bir de altın var” dedi.
‘Mevduat faizi düşmeli’
“Krediye ulaşımda, faiz oranlarını konuşuyoruz ama İstanbul’da anlatılan krediler o kadar düşük ki bununla bir evin odası alınır” açıklamasını yapan Engin Keçeli, “Pahalı konuta her zaman talep var. Sektör, orta gelirliyi kaybetti. Beyaz yakalının ev sahibi olma sıkıntısı artık çok büyük. Onların geri gelmesi konut kredi faizlerinin düşmesi ve meblağın da yükselmesi lazım. Bugün İstanbul’da en ucuz semtte bile 100 metrekare bir evin fiyatı 4 milyon lira. Banka ise 500 bin lira kredi veriyor. Böyle bir şey olamaz” dedi.
‘İnce eleyip sık dokumamız şart’
“Enflasyondaki beklentilerin gerçekleşmemesi bizi zorluyor. Faizler gerçek manada yerini bulamıyor. Enflasyon yüzde 30’sa faizlerin yüzde 35-37 olması lazım” ifadelerini kullanan Keçeli, “Artık sektörde istediğiniz kadar proje yapın, asıl önemli olan verimlilik, karlılık. Onun için çok daha ince eleyip, sık dokumamız lazım proje yaparken. Artık eskisi gibi değil, maliyetler çok yüksek. 2026 zor bir yıl olacak. Doğru yerde, adreste, talebe göre proje yapanlar yine satar ama çok iyi planlama şart” dedi.