Dünyanın en sevilen ritüeli, tarihinin en büyük sınavıyla karşı karşıya. Arabica çekirdekleri için 'termometre' 30 dereceyi gösterdiğinde, sadece bir bitki değil, milyarlarca dolarlık bir ekonomi de alarma geçti.
El Salvador'dan Brezilya'ya kadar dev üretim sahaları 'aşırı sıcak gün' ablukası altındayken, son veriler acı gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı: Kahve fiyatları tarihi zirvesine ulaştı. Bu da tedarik sorununa etki ediyor.
1. ARABİCA İÇİN KRİTİK EŞİK: 30°C
Kahve bitkisi, özellikle de dünyanın en çok tercih edilen ve en değerli çeşidi olan Arabica, sıcaklık değişimlerine karşı son derece hassastır.
Sıcaklıkların 30°C'nin üzerine çıkması, bitkinin hayatta kalması için kritik bir eşiktir.
Bu eşik aşıldığında bitki strese girer, daha az meyve verir ve hastalıklara karşı savunmasız hale gelir.
2. AŞIRI SICAKLARIN VURDUĞU ÜLKELER (2021-2025 VERİLERİ)
Dünya kahve arzının %75'ini sağlayan ilk beş ülke, hava kirliliğinin olmadığı bir senaryoya kıyasla çok daha fazla "aşırı sıcak gün" yaşıyor:
El Salvador, Rekor seviyede sıcaklık artışı ile en çok etkilenen bölge: Ekstra kritik sıcak gün sayısı + 99 gün.
Brezilya,Küresel kahve arzının %37'sini sağlayan en büyük üretici. Ekstra kritik sıcak gün sayısı + 70 gün.
Etiyopya,Kahvenin anavatanı; 4 milyon hanenin geçim kaynağı risk altında. Ekstra kritik sıcak gün sayısı + 34 gün.
Bu çevresel kriz, raflardaki fiyatları doğrudan etkiliyor.
Dünya Bankası verilerine göre, Arabica ve Robusta çekirdeklerinin fiyatları 2023 ile 2025 yılları arasında neredeyse iki katına çıktı ve Şubat 2025'te tarihi zirvesini gördü.
Dünya kahvesinin %60 ila %80'ini üreten küçük ölçekli çiftçiler, iklim değişikliğine uyum sağlamak (adaptasyon) için gereken küresel fonlardan maalesef yeterli payı alamıyorlar.
"GÖLGEDE YETİŞEN" KAHVE ORMANLARIN KORUNMASI
Kahve plantasyonlarının yok olmasını engellemenin en etkili yollarından biri, doğal mikroiklimi koruyan tarım yöntemlerine geçmektir.
Gölge tarımı: Kahve ağaçlarının, onları yakıcı güneşten koruyacak daha uzun ağaçların (orman örtüsünün) altında yetiştirilmesidir.
Yerel çözümler: Örneğin Etiyopya'daki çiftçiler, ormanların (yani kahvelerini koruyan doğal ısı kalkanlarının) kesilmesini önlemek için halka daha az odun tüketen enerji tasarruflu sobalar dağıtıyor.
TÜKETİCİ OLARAK NE YAPABİLİRSİNİZ?
Marketten veya kafeden kahve alırken, sadece lezzete değil, markanın tedarik zincirine de bakmak önem taşıyor. Gölgede yetiştirilen, ormansızlaşmaya karşı duran ve küçük kooperatifleri destekleyen markaları tercih etmek, bu ekosistemin hayatta kalmasına doğrudan katkı sağlıyor.