Elektrikli araç (EV) sektöründe, menzili doğrudan etkileyen "her bir kilogramın hesabı" malzeme tercihlerini kökten değiştiriyor. Yıllardır elektrik iletiminde standart kabul edilen bakır, yerini hızla daha hafif ve ekonomik bir alternatif olan alüminyuma bırakıyor.
JPMorgan’ın hesaplamalarına göre alüminyum ikamesi, bu yıl küresel bakır talebinin yaklaşık yüzde 2’sini etkileyecek. Yüksek bakır fiyatlarının kalıcı olması durumunda ise bu oranın 2030 yılında yüzde 6’ya ulaşması bekleniyor.
FERRARİ VE TESLA ÖNCÜLÜK EDİYOR
Sektördeki bu stratejik dönüşümün öncülüğünü elektrikli araç üreticileri üstleniyor. Tesla’nın açtığı yoldan ilerleyen Ferrari, BMW ve bazı Çinli üreticiler, yeni nesil modellerinde alüminyum kablolamaya geçişi büyük ölçüde hızlandırdı.
Ferrari: Hibrit 296 modelinde geçen yıl kullanmaya başladığı alüminyum güç kablolarını, yeni elektrikli modeli Luce’ye de taşıdı. İtalyan üretici, bu hamleyle toplam kablo ağırlığında yüzde 20’ye varan bir tasarruf sağlandığını belirtiyor.
BMW: Alüminyum iletkenleri ilk kez 2011 yılında kullanan Alman devri, yeni nesil eDrive elektrikli platformunun hem yüksek hem de düşük voltaj sistemlerinde çok sayıda alüminyum kabloya yer veriyor.
Diğer Üreticiler: Stellantis benzer bir dönüşüm için düğmeye basarken; Çin pazarında AVATR, XPeng ve Xiaomi gibi yükselen markalar da bu eğilime ayak uyduruyor.
FİYAT FARKI DÖNÜŞÜMÜ TETİKLİYOR
Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberine göre üreticilerin radikal kararlar almasında, bakır ile alüminyum arasındaki fiyat makasının giderek açılması önemli bir rol oynuyor.
Yıl içinde 14 bin doları deviren bakırın tonu şu sıralar 13.300 dolar civarında seyrederken, alüminyum yaklaşık 3.120 dolar seviyesinde bulunuyor. Böylece bakırın fiyatı, alüminyumun dört katından fazla bir seviyeye ulaşmış durumda.
Ekonomik motivasyon bu kadar yüksek olsa da uzmanlar bazı teknik sınırlara dikkat çekiyor. Alüminyumun elektrik iletkenliği daha düşük olduğu için, aynı akımı taşımak adına daha fazla alüminyum kullanılması gerekiyor.
Ayrıca, alüminyumun üretim sürecindeki yüksek enerji tüketimi de bir diğer dezavantaj olarak öne çıkıyor. Buna rağmen, otomotivdeki ağırlık ve maliyet baskısı alüminyumu cazip kılmaya devam ediyor.
ÇİN PAZARINDA STRATEJİK DEĞİŞİM VE BÜYÜME POTANSIYELİ
Dünyanın en büyük metal tüketicisi konumundaki Çin, Mart 2025’te yayımladığı politika belgesiyle sanayide bakır yerine alüminyum kullanımını resmen teşvik etmeye başladı.
Danışmanlık şirketi Zhuochuang’a göre; enerji, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde bugün bakır kullanılan parçaların yüzde 25-30’u 2030 yılına kadar alüminyuma dönüşebilir.
Hydro verilerine göre, elektrikli araç bataryalarını sistemlere bağlayan bara (busbar) uygulamalarının halen yaklaşık yüzde 85’i bakırdan üretiliyor.
Bu kritik alan, alüminyum sektörü için en büyük büyüme potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor.
EMTİA PİYASALARINDA SON DURUM NE?
Malzeme dönüşümünün göbeğinde yer alan metal piyasalarında ise hareketlilik sürüyor:
BAKIR: Vadeli işlemlerde bakırın pound başına fiyatı 6,17 dolarla geçen yılın yüzde 22 üzerinde seyrediyor. Londra’da 3 ay vadeli bakırın ton fiyatı ise 1 yılda yüzde 30’dan fazla artarak 13.300 dolar civarına ulaştı.
Fed’in sıkı para politikası beklentileri ve faiz artışı endişeleri bu ay fiyatlarda yüzde 4’lük bir geri çekilme yaratsa da Goldman Sachs; elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji, veri merkezleri, savunma yatırımları ve yapay zekâ kaynaklı uzun vadeli talebin bakır fiyatlarını desteklemeyi sürdüreceğini öngörüyor.
ALÜMİNYUM: Londra’da 3 ay vadeli alüminyum fiyatları 3.122 dolar/ton seviyesinde işlem görüyor. ABD-İran görüşmelerinin ardından Körfez’den arzın yeniden artabileceği beklentisi, fiyatları son dört ayın en düşük seviyesine çekmiş durumda.
Çin ve Endonezya’da üretimin artması ile Çin’deki zayıf ekonomik görünüm, alüminyum fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaya devam ediyor.