Kuzey Makedonya’nın güneybatısında yer alan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Ohri şehri, son yıllarda bölgenin en stratejik turizm destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Doğal yapısı ve tarihi dokusuyla dikkat çeken kent, hem kısa süreli ziyaretçiler hem de yerleşik hayatı tercih eden yabancılar için alternatif bir merkez kimliği kazanıyor.
MİMARİ YAPISIYLA DİKKAT ÇEKİYOR
Avrupa’nın en eski ve derin göllerinden biri olan Ohri Gölü’nün kıyısına kurulu şehir, ekolojik çeşitliliği ve berrak sularıyla "Balkanlar'ın Saklı Cenneti" olarak nitelendiriliyor. Şehrin mimari yapısını oluşturan geleneksel taş evler ve dar sokaklar, Bizans döneminden kalma ikonik Aziz Yuhanna Kaneo Kilisesi gibi yapılarla birleşerek bölgeye özgün bir kimlik kazandırıyor. Uzmanlar, şehrin bu otantik dokusunu korumasının turizm ivmesindeki en büyük etken olduğunu belirtti.
VİZEYE GEREK YOK
Ohri’nin özellikle Türk turistler nezdinde popülerleşmesinde lojistik ve ekonomik faktörler belirleyici rol oynuyor. Türkiye ile Kuzey Makedonya arasındaki vize muafiyeti, bölgeyi ulaşılabilir bir rota haline getirirken; Avrupa’daki diğer popüler destinasyonlara oranla daha uygun maliyetli konaklama ve hizmet seçenekleri sunması, şehri rekabetçi bir konuma taşıyor. Verilere göre, vizesiz seyahat imkânıyla birlikte Türkiye'den bölgeye gelen turist sayısında son yıllarda grafiksel bir artış gözlemleniyor.