İnternet dünyasında "sıfırdan nasıl zengin olunur?" sorusunun en popüler yanıtlarından biri haline gelen Mark Tilbury, 16 yaşında okuldan ayrılıp beş parasız başladığı yolculuğunda bugün milyon dolarlık bir imparatorluğun başında oturuyor. Tilbury, başarısının sırrının okulda öğretilenler değil, satış yeteneği ve pasif gelir olduğunu savunuyor.

10 USKUMRU YERİNE 5 USKUMRU SATTI

İşte Mark Tilbury’nin "çöp kovası üretirken azarlanmaktan milyonerliğe" uzanan, her cümlesi ders niteliğindeki o hikayesi:

Mark Tilbury, girişimcilik ruhunu daha çocuk yaşlarda, oyun parklarında arkadaşlarına meşrubat satarak keşfetti ancak gerçek ticari zekasını, hafta sonları tuttuğu uskumruları mahallede satarken öğrendiği bir dersle kazandı:

İlk hatası 10 uskumruyu 1 dolar karşılığında satmaya çalışmak oldu; kimse bu kadar çok balığı bir arada istemiyordu. Stratejisini değiştirdi ve 5 uskumruyu 1 dolara satmaya başladı. Sonucunda ise herkes satın almak için sıraya girdi.

ÇÖP KOVASI ÜRETİRKEN AZARLANDI...

Okulu bıraktıktan sonra Tilbury, marangoz çırağı olarak çalışmaya başladı. Saatte sadece 2 dolar kazanıyordu. Çok çalışmasına ve ödüller almasına rağmen bir engele takıldı. Üstleri ondan hoşlanmıyordu.

"Aylarca arka odada tahta çöp kovaları üretmek zorunda bırakıldım. Eğitimimi robotların yapabileceği bu iş için almamıştım."

Bu süreçte Tilbury, başkasının emirlerini beklediği sürece özgür olamayacağını ve maaşının sadece faturaları ödemeye yeteceğini anladı.

"UYKUNDA PARA KAZANAN BİR İŞLETME KURMALISIN"

Bir gün lüks bir evin merdivenlerini monte ederken evin sahibini izledi. Adam bahçesinde keyif yaparken Tilbury kan ter içinde çalışıyordu. Ona nasıl bu kadar zengin olduğunu sorduğunda aldığı cevap hayatını değiştirdi: "Uykunda para kazanan bir işletme kurmalısın."

Tilbury o an, pasif gelirin (bir kez emek harcayıp sürekli kazanmanın) 9-5 çalışmaktan çok daha mantıklı olduğunu kavradı.

ARKADAŞINDAN GELEN BÜYÜK İHANET YILDIRMADI

Tilbury, bildiği bir iş olan uzaktan kumandalı modeller üzerine kendi dükkanını açma planı yaptı: "Model World". Bu planı en yakın arkadaşına anlattığında ise hayatının şokunu yaşadı. Arkadaşı Tilbury'nin tüm fikrini, ismini ve planlarını çalarak kendi dükkanını açtı.

Tilbury, bu deneyimden "Harika bir fikriniz varsa, onu kendinize saklayın. Projenizden bahsedin ama tüm detayları asla vermeyin" diyerek bir hayat dersi çıkarmış oldu.

KÜLLERİNDEN DOĞUP ZAFERE DOĞRU YÜRÜDÜ

İhanete uğramasına rağmen Tilbury vazgeçmedi. Kredi puanını yükseltmek için bir daire aldı ve gece gündüz çalıştı. Sonunda fırsat ayağına geldi. Arkadaşı dükkanı (Model World) tutkusu olmadığı için satmak istiyordu.

Mark Tilbury, ilk banka tarafından reddedilse de ikinci bankanın müdürünü tutkusuyla ikna etti ve krediyi aldı.

- 3 yılda: 1.000.000 dolar ciroya ulaştı.

- 10 yılda: 3 mağaza ve devasa bir depo sahibi oldu.

YILLAR SONRA O MASAYI SATIN ALDI

Hikayenin en çarpıcı noktası ise finalde gizli. Tilbury, marangoz çırağı olarak işe girmek için mülakata girdiği o eski mobilya firması yıllar sonra iflas ettiğinde, açık artırmaya giderek patronun masasını satın aldı.

"Bir zamanlar o masanın önünde iş dilenen çocuk, şimdi o masanın yeni sahibiydi."