Antik Mısırlıların bakterileri yok etmek ve suyun bulanıklığını gidermek amacıyla kullandığı Moringa oleifera (Mucize Ağaç), günümüz Avrupa’sının mikroplastik dolu su kaynakları için umut ışığı oldu. ACS Omega dergisinde yayımlanan ve Brezilya'daki Sao Paulo Eyalet Üniversitesi (UNESP) tarafından yürütülen araştırma, bitki bazlı bu yöntemin endüstriyel standartlarla yarıştığını ortaya koydu.

Araştırma kapsamında, su arıtma tesislerinde yaygın olarak kullanılan ve "şap" olarak bilinen alüminyum sülfat ile Moringa tohumlarından elde edilen tuz bazlı özüt karşılaştırıldı. Her iki madde de mikroplastiklerin filtrelerden kaçmasına neden olan negatif elektrik yükünü nötralize ederek çalışıyor.

PVC KARLİİĞİNE KARŞI %98 BAŞARI GÖSTERİYOR 

Halılar, araba lastikleri, tekstil ürünleri ve ambalaj atıklarından koparak su sistemlerine karışan mikroplastikler, geleneksel filtreleme sistemlerinden sızabilecek kadar küçük boyutlara ulaşabiliyor. Ancak deney sonuçları, Moringa özütünün bu zorlu parçacıklar üzerindeki gücünü kanıtladı:

Hem şap hem de Moringa özütü, sudaki PVC parçacıklarının %98’inden fazlasını başarıyla uzaklaştırdı. Moringa özütü, farklı pH seviyelerinde şapa oranla daha tutarlı ve güvenilir sonuçlar sergiledi.

İnorganik tuzların aksine Moringa, toksik olmayan ve biyolojik olarak parçalanabilen doğal bir alternatif sunuyor.

HEM ARITIYOR HEM DE EKOLOJİK ÖZELLİKLERİ İLE DİKKAT ÇEKİYOR 

Avrupa Birliği 2024 yılı itibarıyla içme suyundaki mikroplastik izleme protokollerini sıkılaştırmış olsa da, bağırsak bariyerini aşarak kana karışabilen mikroskobik parçacıklar ciddi bir risk teşkil etmeye devam ediyor.

Moringa ağacı, sadece arıtma kapasitesiyle değil, aynı zamanda ekolojik özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kuraklığa dayanıklı yapısıyla bozulmuş topraklarda hızla gelişebiliyor. Atmosferdeki karbonu hapsetme yeteneğiyle iklim değişikliğiyle mücadeleye destek veriyor.

Beslenme yetersizliklerinden yaşlanma karşıtı ürünlere kadar geniş bir kullanım alanına sahip.